HAYIR, DEMEYİ ÖĞRENMEK
Hayır demeyi öğrenmek, kolay bir şey değildir.
Kanıtı: İnanılmaz fedakârlıklar yapıyoruz, bazen sırf
hayır dememek için acılara veya güçlüklere katlanıyoruz.
Daha da kötüsü, hayır diyememenin, bizi kötü bir hale
düşüreceğinin bilincinde olmamıza rağmen, onu söylemememizdir.
Bizi,”basit”
bir hayır demekte bu kadar beceriksiz kılan etken nedir?
Bu durum, bir
“algılama sorunu”na işaret eder. Hayır demenin sonuçlarının olumsuz olacağı ile
ilgili, çoğunlukla abartılmış ve yanlış olan algılamam, beni hayır demekten
kaçınmaya iter.
Hayır demek, karşımdakini incitecektir.
Sıklıkla, bu, yanlıştır.
Doğru bile olsa, karşımdakine evet demediğim zaman onu
kaybedeceğim inancını abartılı bir biçimde yaşarım.
Tüm bunlar, tamamen “nesnel” ve “seçici” bir algılamadır.
Genellikle,
bir ilişkinin kalitesini arttıran en önemli etkenlerden birinin “dürüstlük,
açıklık” olduğunu unutma eğiliminde olurum. O halde, hayır demek, bazen
yapılacak en iyi seçimdir.
Sadece
başkasına ne olacağını, başkasının başına neler geleceğini algılamak yeterli değildir.
Aynı zamanda, kendimize neler olacağını da algılamak gerekir. Bir ilişki içindeyken,
başkasının bakış açısıyla algılamak eğilimimiz vardır. Tam burada, doğru
algılama önemlidir.
Hayır
diyememekten ötürü kendi kendimizi teselli ederiz, çünkü bu durum, kendi
hakkımızda olumlu bir imaj yaratmamıza neden olur: Hayır demedim, çünkü ben,
nazik bir insanım. Benim nezaketimden yararlanmak isteyen karşımdaki kişi anlayışsızdır.
Gene de nazik olmayı ve iyi bir izlenim vermeyi tercih ederim. Bu nedenle hayır
demeyeceğim.
Bu tutumun yanlış olduğunu, aslında, hepimiz biliyoruz.
Kendimizle ilgili
olumlu bir benlik imajına sahip olmak ihtiyacımız doğaldır. Her zaman evet
diyerek nazik göründüğümüz de doğrudur. Ancak, bu tutum, kendi kendimize karşı
çok “saldırgan” bir tutumdur. Yapmayı arzu etmediğimiz şeyleri yapmaya kendi
kendimizi mecbur ediyoruz ve sıkıcı durumlar içine giriyoruz.
Kendinizi hala nazik buluyor musunuz?
Birisine hayır
demek için “kişi” üzerine değil,”isteğin reddi” üzerine odaklanın. Hayır diyorsunuz,
çünkü zorla evet diyemezsiniz. Pozisyonunuzu netleştirerek görevinizi yaptınız,
şimdi sizi anlama görevi karşınızdakindedir. Hayır dediğiniz zaman, hayır
dediğiniz veya reddettiğiniz karşınızdaki kişi değildir. Reddettiğiniz sadece
onun isteğidir. Karşınızdakini, isteğini yapma konusundaki yetersizliğiniz ya
da gereken kaynaklara sahip olmadığınız konusunda bilgilendiriyorsunuz.
Karşınızdakinin sizin reddedişinizi anlamadığı durumlar olacaktır. Ona
hayır demenizin gerekli olduğu ile ilgili kanıtlarınızı sunun. Eğer hayır
demenin gerekli ve uygun bir seçim olduğundan eminseniz, sorun, artık sizin
sorununuz değildir. Karşınızdaki sizi anlamaya çaba göstermelidir. Siz,
kendinize ve karşınızdakine karşı doğru ve adil olduğunuzdan eminseniz, gerisi
detaydır.
Hayır demek, öğrenilebilen bir yetenektir.
Konuşmaya yeni başlayan bir çocuğun adım adım konuşmasını geliştirmesi gibi gelişir.
Bunu yapmakta zorlanıyorsanız, üzerinde çalışmalı ve adım adım gitmelisiniz.
Hayal gücü,
çok önemli bir araçtır. Kendinizi nazikçe ve ustalıkla gerektiğine inandığınız
durumlarda hayır derken hayal edin. Ayrıca, ilk önce en yakın gördüğümüz
kişilere hayır demeye başlayarak, alıştırma yapabiliriz.
Hayır demeyi öğrenmek,
sağlıklı ilişkiler geliştirmek ve amaçlarımıza erişmek için gereklidir. Hayır
demeyi bilerek, bizi geciktirebilecek dış güçlere karşı direnebiliriz.
Allahtan, bu özellik, doğuştan kazanılan bir özellik değildir ve üzerinde
çalışılabilir.
Çeviri: Figen Nas Sağlam
Psikolog