|
Psikiyatrivehayat anasayfa
|
PSİKİYATRİveHAYAT
MAKALELER
|
Psikiyatrik Hastalıklar
|
Psikiyatri-Psikoloji haberleri
|
|
Psikoterapi, tıp, psikiyatri,
psikoloji, sanat, edebiyat, felsefe, antropoloji, tarih yazıları
|
|
Kedi ve kadın 02 Mayıs 2010 Pazar
|
Prof Dr. Vamık Volkan ve Dr. Gabriele
Ast’ın bir vakası. 38 yaşında bekar bir kadın
hakkında psikanalitik notlar.
|
|
Esaretin Bedeli 25 Nisan 2010 Pazar Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr)
|
Beğenilen film
Esaretin Bedelinde, özgür olmak isteyen insan anlatılıyor. Özgürlüğün ise bir
bedeli var. Özgürlüğün en önemli bedeli ruhumuzda kalıcı olacak suçluluk duygusudur.
|
|
Kıskançlık/Monte Kristo Kontu
21 Nisan 2010 Çarşamba Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr)
|
Dantes yıllardır beklediği düğününün olduğu akşam,
anlamını tam olarak çözemediği bir iftiranın pençesinde, kendisini savcının
karşısında, krala karşı Napoleoncularla işbirliği
yapmakla suçlanıyorken bulur.
|
|
Bay X (öfkeli bir insan)
Prof.Dr.Otto Kernberg 18 Nisan 2010 Pazar
|
Bay X,
yabancı bir ülkede doğup Amerika da eğitim görmüş otuz yaşlarında bir
erkekti. Sekiz yıllık bir dönem içinde ciddi intihar girişimlerinde
bulunmuştu. Aşırı dozlarda ilaç ve madde kullanmıştı. Geçmişte birçok
psikoterapi çabası bu intihar girişimleri yüzünden kesilmişti.
|
|
Mükemmel bir dünya Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr) 11 Nisan 2010 Pazar
|
Ergenlik
döneminde süper kahramanlarımız olur. Süper kahramanlar bize kusursuz ve
mükemmel bir dünyanın var olabileceğini gösterir. Zagor
Tenay, Çiko ile birlikte
dünyanın kötülüklerine karşı savaşır. Baltası fallik
bir semboldür.
|
|
Özgürlüğün Yolları Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr) 17
Ocak 2010 Pazar
|
Kişisel
özgürlüğümüz için hayatımız boyunca yaptığımız büyük bir hareket vardır. Bu
hareket büyük bir ayrılık yaşamaktır.
|
|
Bilişsel Terapi Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr) 22
Kasım 2009 Pazar
|
Bilişsel terapi (kognitif terapi) ile
psikolojik-analiz tekniğini kullanan terapinin karşılaştırılması
|
|
Psikanaliz ve modern tıp
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 22 Kasım 2009 Pazar
|
Psikanaliz ve
modern tıp biliminin karşılaştırılması
|
|
Katliam Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr)08
Kasım 2009 Pazar
|
6 Kasım 2009:
ABD’nin Teksas eyaletinde Irak ve Afganistan
cephelerine askeri sevkiyatların yapıldığı Fort Hood
üssünde ordunun Filistin asıllı psikiyatri uzmanı cinnet geçirerek katliam
yaptı.
|
|
Zalim ve
soğuk sevgililer Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr)02
Kasım 2009 Pazartesi
|
Bayan Y. ikinci
kızını doğurdu. Kocası ile geçirdiği
güzel ve mutlu günler evliliğin ilk yıllarında kalmıştı. Aklından boşanma
düşüncesinin geçmediği birkaç gün bile olmuyordu. Kocasının iflah olmaz
bencil bir adam olduğunu düşünüyordu.
|
|
Terapistle
sohbetler Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr) 26 Ekim Pazartesi
|
Başkalarına
yardım etme, talep edilmemiş bir yardım olabilir. Örneğin: 1971 yapımı Emine
adlı filmde, Patron rolündeki Ekrem Bora, temizlikçi kız Emine rolündeki
Filiz Akına yardım etmek ister. Bu yardım Emine’nin istediği seviyenin çok
üstüne çıkar. Patron, Emine ile evlenmek ister. Ama Emine, patronun kardeşini
(Tarık Akan) sevmektedir.
|
|
Sinemanın
prensesi Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr) 19 Ekim Pazartesi
|
1950 yılında İngrid Bergman’ın adı bir aşk
skandalı ile gündeme geldi. O ve ünlü yönetmen Roberto
Rossellini birbirlerine âşık oldular. İkisi de
evliydi. İkisinin de çocukları vardı. Bergman’ın
hamile olduğu anlaşıldı. Ellili yılların Amerikansında bu hoş karşılanmayacak
bir davranıştı.
|
|
Columbine katliamı Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 4 Ekim
Pazartesi
|
Amerika
Birleşik Devletlerinin Colorado eyaletinde, Denver şehri yakınlarında bir
okuldayız. 20 Nisan 1999 günü bu okulda tarihe Columbine
Lisesi katliamı olarak geçecek bir olay yaşandı.
Okulun
iki öğrencisi Eric Harris
ve Dylan Klebold, 11 öğrenciyi ve bir öğretmeni
öldürdü. 24 kişiyi de yaraladı. Harris ve Klebold cinayetlerde ateşli silahlar kullandılar. Ama
cinayetlerin yıkıcı gücünü arttırmak için, tabanca tüfek gibi silahların
yanında propan bombası da kullanmaya karar
vermişlerdi.
|
|
Suç ve
Özgürlük Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr) 22 Eylül 2009 Salı
|
Andrew altı
polisin refakatinde ve kendisi istememesine rağmen bir psikiyatri servisine
zorla yatırıldı. Bentall hastane personeline
hastanın niye zorla alıkonulduğunu sordu. Durumu anlamaya çalıştı.
|
|
Cinayeti
Yazıyor Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr) 19 Eylül 2009 Salı
|
32 yaşında bir ev
kadını, bir anne düşünün. Yorgun, bıkkın, mutsuz ve monotonluk duygusu ile
yaşıyor. Kocasının başka kadınlarla ilişkisi var. Bu kadın, kocasının
arkadaşı Bay Bogle ile bir ilişki yaşayarak mutsuz
yaşantılarından bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor.
|
|
Resim ve terapi
Uzm.Klinik Psikolog Fiona
Faraci
16 Eylül
2009
|
Dokunmak, bir nesneye vurmak veya koklamak, el ve
nesne arasında dokunmanın ortaya çıkardığı sınırın yanı sıra, ses duyma ve
koku alma duyularını da harekete geçirir. Bu şekilde, bedeni aracılığı ile
beden ve dış dünya arasında ayrım yapmaya yönelik bir çalışma gerçekleştirir.
|
|
Tiyatro ve terapi
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
11 Eylül 2009
|
Çocuklara masallar
oynadığımız bir Perşembe günüydü. Bir kadın eğlenceli topluluğumuza katıldı.
Şarkılar söyledi, dans etti. Ama üzgün görünüyordu. Tiyatronun sonunda onun
heyecanından eser kalmamıştı. Bayan Mary’nin kızı
bizim hastanede kanserden ölmüştü
|
|
Masal ve terapi
Uzm.Klinik Psikolog Fiona
Faraci
10 Eylül 2009
|
Masalı okuyan
kişinin sesi, masalın içeriği kadar önemlidir. Çocuk anne ve/veya babasının
sesini duyarak uykuya dalmaya başlar, tanıdık bir sesin yankılanması, çocuğa
aynı zamanda anne veya babasının henüz yakınında ve ulaşılabilir olmalarının
rahatlığını verir.
|
|
Canım
Kardeşim
Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr)
30 Ağustos 2009 Pazar
|
İlkel canlılar bile
ayna görüntüsü ile yaşamaya (taklit etme) ihtiyaç duyarlar. Memeliler, hatta
daha ilkel canlılar karşılarındaki bireylere bakarak aslında “nasıl
davranmaları” gerektiğini öğrenirler. Örneğin çita yavrularının avlanmayı
annelerini taklit ederek öğrendiklerini biliyoruz.
|
|
Sokrates
ağladığında
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
16 Ağustos 2009 Pazar
|
Yalom Sokrates’i gördüğünde heyecanlanır. “Basık burunlu,
patlak gözlü, sarkık dudaklı ve koca göbekli” bir adamdır.
Sokrates
“Rahat ol yabancı der.” Yalom’un ayakkabılarına
bakar. Bu sıcak havada onları çıkarsan sen de benim gibi rahat edersin”
|
|
Eş seçimi
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
08 Ağustos 2009 Cumartesi
|
Sevgilinin ruhumuzda
kaplayacağı alan ve nasıl bir ilişkiler ağı içinde olacağı önceden bellidir.
Sevgilinin içimizdeki tanımı, sisli bir görüntüdür, karanlıkta kalan, ama
yine de konturları belli olan bir fotoğraftır.
|
|
Kara Sevda
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
07
Ağustos 2009 Cuma
|
İbni
Sina, İran seyahati sırasında ülkenin bir şehrine padişahın yeğeninin
tedavisi için davet edilmiş. Tanı olarak aşktan şüphelenmiş ve oranın yerlisi
olan hastadan şehrin tüm mahallelerini yüksek sesle saymasını isteyip aynı
anda nabzını kontrol etmiş. Mahallelerden birinin adını söylerken hastanın
nabzı hızlanmış.
|
|
Bağımlılık
ve Özgürlük
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
19 Temmuz
2009
|
Johnny Cash uzun zamandır
peşinden koştuğu June ile aynı yatağa girmeyi
başarır. Johnny, June ile
seviştikten sonra şakalaşmaya başlar. Johnny sinir
bozucu bir oyun başlatır. Kendi ağzına aldığı kuruyemişi June’a
yedirecekmiş gibi yapar.
|
|
Ailede
Ölmek
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
15 Temmuz
2009
|
Pierre Annesini Niye Öldürdü?
Pierre bu sabah annesinin evine giderek onu bir budama
satırıyla öldürdü. “Annelerini öldüren kızların haberleri ile aile içi
cinayetler bir kere daha gündemimize geldi. Aile içinde işlenen bir cinayet,
her bakımdan sıra dışıdır.”
|
|
Yaşam boyu
uzun dalgalar
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
7.Haziran.2009
|
Terapinin başlangıç
seansları, yani 3-10 hafta gibi, bir önceki uzun
dalganın sönmesi ile geçer. Bu sırada bir balayı dönemi yaşanır. Gelen kişi
çok iyi olduğu yönünde hızlı bir iyimserliğe kapılabilir. Böylece kişi kendi
başına bitiremediği uzun dalgayı terapistin yardımı
ile bitirir. Terapisti de kendi savunma sistemine dâhil ederek, bu mücadeleyi
kazanır.
|
|
Mükemmeliyetçilik
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
31.Mayıs.2009
|
Öğretmen çocukları ile
çalışırken, onların farklı olduğunu hep hissetmişimdir. Keza psikolog ve
doktor çocukları için de benzer şeyler söylenebilir. Bu gruplarda mükemmel
anne ve babaların mükemmel çocukları olma yönünde bir motivasyon
vardır.
|
|
Senden
nefret ediyorum!
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
10 Mayıs
2009 Pazar
|
1930 yılında Wilf Batty adında bir çiftçi
son Tasmania Kaplananını vurarak öldürdü.
1970 yılında son Anadolu Kaplanının Şehit
Şen adında bir adam tarafından vurularak öldürüldüğü sanılmaktadır.
|
|
Acı ve
cinsellik
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
04 Mayıs 2009
|
Çocukluğunda sıra dışı
cinsel deneyimler yaşayan kişiler, terapi ortamında
bu deneyimlerini anlatırken yoğun bir sıkıntı yaşarlar. Yaşantılarını
anlatırken bazen çok utanırlar ve suçluluk duyarlar.
|
|
Bireysel terapi mi almalıyım? Eş terapisi mi ? Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 26
Nisan 2009 Pazar
|
Terapistin çalışma
alanı esas olarak görüştüğü kişinin iç dünyası, özellikle de bilinç-dışıdır.
Eğer bir kişi yanında
başkalarını da terapiyi getiriyorsa, terapist,
görüştüğü kişinin iç dünyasına ve bilinçdışına ulaşmaya çabalarken özel bir
engellenme ile karşılaşacaktır.
|
|
Yalnızlığın
Keşfi Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 19 Nisan 2009 Pazar
|
Annem, babamla evlendiği zaman henüz yirmi bir
yaşındaydı... Annemin yaptığı yanlışı anlaması uzun sürmedi. Daha balayları
bitmeden, annem bu evliliğin yürümeyeceğini anlamıştı… Babamın ölüm haberini
üç hafta önce aldım.
|
|
Bildiğin
Dünyaya Bir Daha Bakar mısın?
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 12.Nisan.09
|
Otomobille bir sokaktan
geçiyorum. Kaldırımda bir adamın çırpındığını gördüm.
Görünüşe bakılırsa sara
(epilepsi) nöbeti geçiriyordu. Arabamı durdurdum. Adamın yanına doğru
koşturdum.
|
|
Şişmanlık
çağı ve diyet çılgınlığı
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
15 Mart 2009 Pazar
|
Anne ve çocuk
arasında, zaman zaman aşırı sevgi ve zaman zaman aşırı öfke duyguları ortaya çıkar. Bu dengesiz bir
yapıdır. Fırtınalı bir ilişkidir. Şişman çocuğun annesi güçlü bir kadındır.
Her koşulda, her ortamda çocuğunu korumak isteyen enerjik bir yapısı vardır.
|
|
Duygularımız
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 15 Şubat 2009 Pazar
|
İçimizdeki o hazine,
yani temel senaryomuz, bizi bütün duygularımızın anlamlandığı bir yoğunlaşma
noktasına götürecektir. Bu senaryo basit olarak, babamız ve annemizden miras
olarak aldığımız ruhsal yapının, yine babamızın ve annemizin arzuları
doğrultusunda yeniden yapılanmasından oluşur.
|
|
Uğultulu
Tepeler / Cinsellik ve Masumiyet Çağı Dr.Kubilay Boğoçlu
(Psikiyatr) 08 Şubat 2009 Pazar
|
Bebeklik dönemi
ve ilk çocukluk çağı, cinsellik içermeyen masum bir çağ olarak algılanır.
Küçük çocukların çıplak dolaşması, televizyon reklâmlarında çıplak olarak
görülmeleri kimseyi rahatsız etmez.
|
|
Annemle
yaşadığım sevgi ve nefret ilişkisi Jenni Murray
01 Şubat 2009 Pazar
|
Sanki bir aşk mektubu
yazıyorum.
Kendimi bildiğimden beri
annem ve benim aramda bir mesafe vardır. Bu mesafe bu gün yok oldu. Hastanede
onun ellerini tuttum, saçlarını okşadım.
|
|
Empati
Hakkında
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
12 Ocak 2009 Pazartesi
|
Yargıç çocuğun velayetini
vermek için çocuğu mahkemenin ortasına koyar. Hem gerçek annesini hem de
çocuğu büyüten kadını sınamak ister. Çocuğu kollarından çekmeleri sonucu
çocuk kimin elinde kalırsa velayeti ona vereceğini söyler. Çocuğu doğuran
anne var gücüyle asılır çocuğun koluna. Büyüten ise çekemez bırakır. Çünkü
canının yanmasından korkmaktadır
|
|
Büyük
Yangınlar
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
02 Ocak 2009 Cuma
|
IV Murat zamanında
“Bilinen ilk büyük Cibali yangını 2 Eylül 1633’te bir kalafatçının ahmakça
dikkatsizliği yüzünden çıkar. Gemi kalafatlarken yaktığı ateşin şiddetli
poyrazı arkasına alıp civardaki kayıkhaneleri tutuşturması, evden eve,
sokaktan sokağa, mahalleden mahalleye atlayarak
|
|
Kelime
Hataları
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
02 Ocak 2009 Cuma
|
Minibüste güzel bir kızın
yanına oturan bir genç erkek, bu kadar güzel bir kızın yanına oturduğu için
çok sevinir. Minibüs şoförüne inerken köşede inecek var demek ister. Ama
ağzından başka bir cümle çıkar. “Dört köşede inecek var”. Minibüsün içindeki
insanlar gülerler. Genç adam, aslında bu kızın yanına oturduğu için dört köşe
olduğunu kendisine ve çevresine anlatmaktadır.
|
|
Sarı sıcak
– sarı soğuk
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
15 Aralık 08
|
Bir arkadaşımızdan veya bir
ortamdan ayrılırken gerginlik yaşarız. Bu gerginliği çoğu zaman anlayamayız.
Ayrılık durumlarında sosyal ortamda “ayrılık sıkıntısı” havada ağırlık yapar.
Hepimiz için sıkıntılı olan bu durumda bir kişi espri yapar. Birisi
ayakkabısını bulamaz. Başka biri alakasız bir konuyu ev sahibine sorarak
herkesi ayakta bekletir.
|
|
Hipnozun Bilim Dünyasına Girişi ve Mesmer 1Aralık 2008
|
Psikiyatr Ali Babaoğlu’un Psikiyatri Tarihi isimli kitabından aldığımız
bu yazıda, psikiyatri tarihinde önemli bir yere sahip Mesmer’in
öyküsünün bir özetini bulacaksınız
|
|
Psikiyatr
ve Ebeveyn Rolü
1Aralık 2008
|
Psikiyatr Engin Geçtan’ın Varoluş ve Psikiyatri adlı kitabından aldığımız
bu kısa yazıda psikiyatristin rolü tartışılıyor.
Psikiyatr güçlü bir ebeveyn veya bir ilah gibi mi olmalıdır?
|
|
Saldırganlık
17 Kasım 2008 Pazartesi
|
Adem
Bey’den agresyon – saldırganlık konusunda
düşüncelerini yazdığı ilginç bir mail aldım. Adem
Bey saldırganlığı iki ayrı kişilik yapısı olarak ele almış.
|
|
Bağlanma
Zorluğu
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
17 Kasım 2008 Pazartesi
|
Bütün bu örneklerde, bir
ilişkiye başlamanın değişik boyutlarda ne kadar çok zorluk içerdiğini
görüyorsunuz.
|
|
İhmalin adı
özgürlük olmasın Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu
17 Kasım 2008 Pazartesi
|
Kuralsız yetişen
çocuklarda sınır problemi olacaktır. Çocuk kendi sınırını belirlemekte
zorlanacaktır.
|
|
Hokkabaz
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
04 Ekim 2008 Cumartesi
|
Hokkabaz filminin temel
sembolü kadının (annenin) rahmi (karını-batını) dır.
Hokkabaz yanlışlıkla
manken olarak kullandığı kadının karnını keser.
Hokkabaz hamile bir
kadının karnına benzeyen su dolu bir akvaryumda “doğmayı” (yeniden hayata
gelmeyi) bekler.
Hokkabaz yine anne
karnını sembolize eden karavan ile Anadolu turnesine çıkar.
|
|
Yüreğimde
Bir Çocuk
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
16 Eylül 2008
|
Bir çiftle evlilik terapisi yapmak için görüşmelere başlamıştım. Adam ve
kadınla tek tek görüştüm. Görüşmeler ılımlı bir
havada geçti. Ama adam ve kadın yan yana geldiklerinde tam anlamıyla bir
kavga ortamı oluşmuştu. Gereğinden fazla sabırlı davrandım. Sonunda onlar için böyle bir terapinin olamayacağını kabullenip görüşmeyi bitirdim.
|
|
Şu Ayrılık
Ne Garip Şey
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
01 Eylül 2008 Pazartesi
|
Sevdiğimiz bir insandan
ayrılmak için onun bize özgürlüğümüzü geri vermesi gerekir. Yani her
sevdiğimiz kişi bizde bir bütünlük duygusu, tamamlanmışlık duygusu
oluşturabilirse, onların yanından, onların yörüngesinden rahatlıkla
ayrılabiliriz. Ama çağımız, parçalanmışlık ve kaos
çağı. Modern ilişkiler eski ilişkileri paramparça hale getiriyor.
İnsanlar birbirlerine
gittikçe daha yabancı bir hale geliyorlar.
|
|
Suç ve
Psikiyatri
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
19 Ağustos 2008
Salı
|
Bundy’nin
bir sosyopat olduğu düşünülmektedir. İşlediği vahşi
cinayetlere rağmen eğitimli, yakışıklı ve kibar bir genç adam olarak
tanımlanır. Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak
öldürmüştür.
|
|
İdeallerimden
vazgeçmek istemiyorum!
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
10 Ağustos 2008 Pazar
|
Huzursuzluk, kaygı,
ağlamalar veya sinirlilik, baş ağrısı, mide bulantısı vs gibi şikâyetlerle
görüşmeye gelen insanlar bazen bana şu soruyu sorarlar:Benim
hayatımda üzülmem gereken hiçbir şey yok, her şey yolunda gidiyor. Bu
sıkıntıları neden yaşıyorum anlamıyorum? Eşimle ve çocuğumla birlikte
yaşıyorum. Maddi sıkıntım yok vs vs.
|
|
Neden
intihar için köprü tercih edilir?
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
06 Temmuz 2008 Pazar
|
Ego kümesi birçok
altkümeden oluşur. Bu altkümelerin hepsi belli ölçüde bağımsız küçük
egolardır. Bir ülkeyi oluşturan şehirler gibi egomuzda bu küçük egoların bir
araya gelmesiyle oluşur. Egonun parçalı yapısını hastalık durumlarında açık
seçik, çıplak bir şekilde görürüz. Peki, hastalık durumlarında parçalı olarak
gördüğümüz ego, huzurlu ve sakin günlerde nasıldır?
|
|
Anne veya
Babasız Olmanın Önemi
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
29 Haziran 2008 Pazar
|
Aile içinde annenin nasıl
var olduğu çocuğun kişilik yapısı üzerinde belirleyici bir iz bırakır. Anne
yaşlı ve pasif bir kişi olabilir. Çocuk annesinin cinsel kimliğini güçlü bir
şekilde algılayamaz. Çocuğun cinsel enerjisi bölünebilir, örneğin kız çocuğu
için bir abla anne yedeği olarak seçilir.
|
|
Çember
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
22 Haziran 2008 Pazar
|
İlk karşılaşma, hem terapist hem de terapi almak isteyen kişi için çok
önemlidir. Kişi idealize ettiği ego parçası ile terapisti
arasında bir ilişki kurmaya çalışır... Birey olarak, bütün insanların temel
sorunu idealize egosunu ifade edip edememe sorunudur.
Günlük yaşamda bunu
“kendini ifade etmek” olarak anlatırız.
|
|
Paramparça
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
15 Haziran 2008 Pazar
|
İnsan ruhunun haritası var
mı? / İnsan ruhu hangi bölümlerden oluşuyor ?/ Ruhun bölünmesi (dissosiasyon / disosiasyon)
nedir? İnsanın kişiliği pek çok ego
parçasından oluşur. Sıkıntı çektiğimizde, baskı altında olduğumuz zaman, ego
parçaları arasındaki bağlar kopmaya başlar. Ruhumuz parçalanır. Çok küçük
yaşlarda, anne ve babamızdan idealize bir ego parçası alır ve bunu kendi
egomuzun çekirdek yapısı haline getiririz. Bu bizim için kurucu olan, temel
olan ego bölümü daha sonraki bütün hayatımıza damgasını vurur, yaşamımıza
derin bir anlam katar.
|
|
Yumurta
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
01 Haziran 2008 Pazar
|
Matruşka,
üst bilincimizde hamile kadın sembolü iken. Daha derin bilincimizde çocuğu
yutan kadını sembolize eder.
Matruşka
çocukları yiyerek (derin bilincimizde veya bilinçdışının dilinde) , güçlü ve
gürbüz bir kadın haline gelmiştir. Doğurgan bir kadın olmuştur. Hem paskalya
yumurtasında hem de Matruşka da ölüm ve
doğurganlığın iç içe oluşu anlatılmıştır.
|
|
Bayan T. nin Rüyası
Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu
18 Mayıs2008Pazar
|
“Rüyamda, Çin’de
deprem olmuş. Eşim depremden çok etkileniyor. Çin’de yaşayan Polonyalıların
evlerinin depreme ne kadar dayanabildiğini merak ediyor. O kadar merak ediyor
ki yıkılan ve yıkılmayan evlerin videolarını kesin olarak bulmamız
gerekiyor.”
|
|
Uzaktan
Analiz
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
04 Mayıs 2008 Pazar
|
Kendi kendine
analiz: Eğer bu uzaktan analiz ‘oyunu’ için
ayıracak bir zamanınız varsa elinize bir kâğıt ve kalem alın. Kâğıdınıza
annenizin mesleğini yazın sonra babanızın, sonrada kendi mesleğinizi. Sonra
düşünmeye başlayın;
|
|
Bilinçdışı
Süreçler ve Terapi
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
02 Mart 2008 Pazar
|
Terapinin devam
edebilmesi için bilinçdışı dirençlerin aşılabilmesi gerekiyor. Bu yazıda terapinin başlangıcında ortaya çıkan dirençler ele
alınıyor.
|
|
İnsanın
Ayak İzinde
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
24 Şubat 2008 Pazar
|
Ummadığımız bir anda bir
hırsız tarafından soyulabiliriz. Gaspa uğrayabiliriz. Taciz ve travma ile karşılaşabiliriz. Kurbanlar hemen şu soruyu
sorarlar; Neden ben? Bizim bilinçdışı
dediğimiz şey aslında bu “hayvani, içgüdüsel” yanımızdır.
|
|
Üretken
Yaşam Enerjisinin (Libido) Kişiliğin Oluşumu İle İlgisi
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
01 Ocak 2008 Salı
|
Ben kişi için en yaratıcı
ve en verimli psikolojik pozisyonun, babayla iyi ilişki kurduğu, babayı
idealize ettiği ama tamamen babaya tabii olmadığı bir pozisyon olduğuna
inanıyorum. Yani yıkıcı ve reddedici bir ilişkinin de, aşırı uyumlu ve her
söyleneni kabul eden bir ilişkinin de sorunlu olduğunu düşünüyorum.
|
|
Ayartılmanın
Önemi
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
19
Aralık 2007 Çarşamba
|
Eşinden, sevgilisinden,
arkadaşından, çocuğundan, anne veya
babasından kaçak yenilen bir yemeğin, bir pastanın, kaçak, çaktırmadan yapılan
bir buluşmanın, saklanan bir paranın, gizlice borç verilen bir paranın,
söylenilen bir yalanın, gizlice yapılan bir ziyaretin, gizlice gidilen bir
eğlencenin vs vs sembolik anlamı ayartılmadır. Tüm
bunlar kişinin belli bir ölçüde ayartılabileceğini gösterir.
|
|
Hayatın
İçinde Kayboldum
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
9 Aralık 2007 Pazar
|
Bana insanın var
oluşunu, yaşamın anlamlı olup olmadığını özetle deseler, şu basitlikle ifade
ederdim:
İçimizde bir psiko-genetik yapı var. Bütün hayatımız boyunca bu psiko-genetik yapıyı ortaya çıkarmaya, var etmeye
çalışıyoruz...
Psikanaliz, daha önceki
kültürlerden, kavrayışlardan, pedagojik ahlakçılıktan daha farklı bir
yaklaşım içindedir. Psikanaliz öncesi kültürler insanın bu “kötücül” ,
“dürtüsel” yanlarını ya görmezden geldiler veya şiddet kullanarak
bastırdılar. Kötülüğü bir insanda saf kötülük olarak gördüklerinde o insanı
idam ettiler. Dürtü doyumunu, ilkelliği insanın doğal bir parçası olarak ele
almadılar.
|
|
Yaşamın
Kıyısında
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
04 Kasım 2007 Pazar
|
Fatih Akın’ın Yaşamın Kıyısında Filmi’nin Psikolojik Analizi
Bütün yaşantısı
boyunca babası (Ali), Nejat’ı annesiz bırakmıştır. Babası “anneyi” yok
etmiştir.
Yok, etmiştir;
ya onları öldürmüş, ya onlar ölmüşler veya ayrılmışlardır. Aslında küçük
çocuk için (bilinç dışının dilinde) bütün bunların hepsi babanın anneyi
öldürmesine indirgenebilir. Yani Ali Bey bir “anne” katilidir.
Nejat, baba
ideallerini de reddeder. Almanya’yı ve profesörlük pozisyonunu bırakıp
Türkiye’ye gelmeye karar verir. Bu davranış, babanın ona sağladığı güçlü
pozisyonu terk edip, onun annesini aramaya yöneldiğini gösterir.
Türkiye
ana-vatanın kendisi; zaten bir anne sembolüdür. Türkiye’ye dönüş “anne
dünyasına” dönüştür.
|
|
Fransız
Teğmenin Kadını
Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu
04 Kasım 2007 Pazar
|
John Fowles Fransız Teğmenin Kadını isimli romanında
tutuculukla ün yapmış olan Viktorya döneminde
yaşanan aykırı bir aşk öyküsünü anlatmıştır. Bu yazıda, psikolojik öğeler ve
analizler içeren bu romanın bir özetini ve kısa bir yorumunu
bulacaksınız.
|
|
Nesne
İlişkileri
Dr.Işılay Altıntaş
Kasım 2007
|
Winnicott’a göre çocuk başlangıçta bütünleşmemiş zamanda
ve mekânda değişik ve dağınık deneyimler yaşar, bu deneyimler kendilik
çekirdeklerini oluştururlar. Kendiliğin bütünleşmesi ve gelişmesi anne ile
ilişki içinde annenin sağladığı kucaklayıcı çevre sayesinde oluşur. Annenin
çocukla ilgili bütünleşmiş tasarımları çocuğun giderek kendi bütünlüğünü
kavramasını sağlar.
|
|
Rahmetli
Bay Sağduyu
Çev:Psikolog Figen Nas Sağlam
Kasım 2007
|
Geçenlerde
maillerimi okurken bir lise arkadaşımın yazısını gördüm.
Bugün bizimle uzun yıllar
yaşayan ”sağduyu” adındaki arkadaşımızın ölümünü öğrenmiş bulunuyoruz.
|
|
Grup
Terapisi Ve Psikodrama Dr.Işılay Altıntaş Ekim 2007
|
Biz ne
yapıyoruz? Oyun oynatıyoruz. Bu aslında onların kendilerini ve sorunlarını
keşif yolculuğu… Aynı sorunu yaşayan, evrensel duygulara sahip kişiler
içlerini oynayarak açıyorlar, birbirlerinin rollerine giriyorlar,
başkalarının dünyasına daha yakından bakıyorlar.
|
|
Hayır, Demeyi Öğrenmek
Psikolog Figen Nas Sağlam
Ekim 2007
|
Hayır diyememekten
ötürü kendi kendimizi teselli ederiz, çünkü bu durum, kendi hakkımızda olumlu
bir imaj yaratmamıza neden olur: Hayır demedim, çünkü ben, nazik bir insanım.
Benim nezaketimden yararlanmak isteyen karşımdaki kişi anlayışsızdır.
|
|
Bir Psikiyatri Profesörünün Anıları
Ağustos 2007
|
Anne,
babaları olmadan büyütülmüş nice çocuklar vardır. Onlar yaşantılarını bir
türlü anlatamazlar. Onları destekleyen işlerini iyi yapan profesyonel
bakıcılara rağmen kendilerini ifade edemeyebilirler. Ben de bu şekilde
büyütülmüş bir çocuk olarak kendi sesimi bulmakta zorlandım, kendimi
istediğim şekilde ifade etmem yıllar süren psikoterapi deneyiminden sonra
oldu. Umarım şimdi geçmişim hakkında bu yazıyı yazarken, aileleri dışındaki
yetişkinler tarafından bakılan çocukların duygularını anlamamız için bir
katkı sunmuş olurum.
|
|
Ustalara Saygı ”Bayan H.’nin
laboratuarı”
Eylül 2007
|
Amerika’da Psikiyatri
Profesörü olan Otto F. Kernberg
aynı zamanda ünlü bir psikanalisttir.Bu yazıda
“Saldırganlık” üzerine yazdığı kitaptan bir vaka örneğini bulacaksınız.
Uzun süren bir analizde neler
yapıldığı çoğu zaman merak konusudur. Bazı insanlar iki kişinin, yani
terapistin ve terapi alan kişinin, bir odada boşuna
zaman geçirdiğini düşünür. Yapılan faaliyetin bir işe yaramadığını, aslında
ortaya çıkan durumun terapiste olan bir
bağımlılıktan ibaret olduğunu söylerler.
|
|
Depresyonun Psikolojik Kaynağı Nedir?
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Eylül 2007
|
Şöyle
durumlarla karşılaşabiliyorum.
Bay Ali’nin
dokuz yıl önce babası kalp hastalığından ölmüştür. Beş yıl önce anneannesi
kanserden ölmüştür ve ölümüne bizzat kendisi tanık olmuştur. Ama bu iki
ölümde onda belirgin bir üzüntü, ciddi duygusal deşarjlar, yıkıcı herhangi bir
yaşantı oluşturmamıştır.
|
|
Pencerenin Arkasındaki Babaannem
Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu
Eylül 2007
|
Huzurevinde çalışmaya
başlamadan önce huzurevinde kalan yaşlıların mutsuz olduklarını,
hayatlarından memnun olmadıklarını düşünürdüm. Huzurevine çocukları
tarafından bir anlamda zorla yerleştirildiklerini, çocuklarıyla aralarındaki
ilişkinin bozuk olduğunu, huzurevinde kalmaktan dolayı çocuklarına karşı
öfkeli olduklarını varsayardım.
|
|
Bir Hayırseverden Gelen Mektup
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Eylül 2007
|
Her gün İngilizce mailler
alıyorum. Bir sürü dolandırıcı bana İngilizce e-mail gönderiyor. Eminim bu
yazıyı okuyan herkese de bu maillerden geliyordur. Sanırım hemen herkes bu
mailleri bazen bir tebessümle, bazen de kızgınlıkla siliyordur.Bu
maillerden birini refleks olarak silerken, ilginç bir içeriğinin olduğunu
fark ettim.Bir kere çok dokunaklı yazılmıştı.
|
|
Uyku sırasında saldırganlık
Eylül 2007
|
Vahşetin
Çağrısı
Ölmek!Uyumak gibi
bir şeydir, belki de rüya görmek gibi bir şey! Ama o ölüm uykusunda nasıl
rüyalar görürüz? İşte bu düşünce ve korku bizi yaşamaya mahkûm ediyor.
(Shakespeare)
|
|
Hayatım Senindir
Ağustos 2007
|
Ediz Hun ve Hülya
Koçyiğit’in başrollerini oynadığı 1971 yılında çevrilen bu film, Yeşilçam
filmlerinin birçok özelliğini gösterir. Murat (Ediz Hun) kör olur. Daha sonra bir ameliyatla gözleri
açılır.
Kötü adam Kenan (Aydın Tezel),
Leyla’nın (Hülya Koçyiğit) içkisine yabancı bir madde karıştırır.
|
|
Dostoyevski
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Ağustos
2007
|
Dostoyevski, Budala Romanı
ve Mışkin’in ruhsal acılarından kurtulma çabası
Raskolnikov
(Suç ve Ceza) tefeci kadını vahşice öldürür. Tefeci kadın negatif anne
sembolü olarak düşünülebilir. Dolayısıyla babanın bilinçdışı suçlaması
gerçekleşir. Raskolnikov anne sembolünü öldürerek,
babanın eşini yok eder.
|
|
Oğullar Ve Sevgililer
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Temmuz 2007
|
Sorulması gereken ilk önemli
soru, Gertrude bu kadar nefret edeceği bir adamı
neden kendisine koca olarak seçmiştir? Bu soruyu aslında pek çok insana
sorabilirsiniz. Size şöyle yanıtlar vereceklerdir: onu tanıyamamışım,
bildiğim, anladığım gibi biri değilmiş, sonradan değişti vs vs.
Aslında bu cevaplarda insanın
kendi derin gerçeğinden kaçışını ve hayat karşısında daha zayıf bir
psikolojik pozisyonu yeğleyişini görürsünüz.
|
|
Tarihte Babalar ve Oğullar
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Haziran 2007
|
Ünlü
ve başarılı babalarının oğullarının büyük bir gerilim yaşadıklarını
düşünürüm. Babalarının aile içinde göklere çıkarılan başarılarını, oğulların
geçmesi imkansız gibi görünmektedir. Bu oğullar ya
babalarının işinden başka bir işle ilgilenirler veya babalarının işi ile iki
duygulu, çatışmalı ilişki kurarlar.
|
|
Yaratıcılık Üzerine
Dr.İlker Özyıldırım
Mayıs 2007
|
Yaratıcılık
nedir? İnsan neden yaratır?Yaratıcılık sosyal /
psikolojik olarak nereye yerleşir? Yaratıcılığın işlevi nedir? Yaratıcılık
süreci nasıl işler? Yaratıcı kişinin başat özellikleri nelerdir? Yaratıcı
kişi hasta mıdır?
|
|
Psikodinamik
Açıdan Hamlet
Dr.İlker Özyıldırım
Mayıs 2007
|
Freud
dünya edebiyatının üç önemli eserinin babaya karşı veya baba yerine geçen
amcaya karşı öfke ve düşmanlık duyguları ile ilgili olduğuna dikkat
çekmiştir. Bu üç ünlü eser, Karamazof Kardeşler, Hamlet ve Kral Oedipus
Tragedyası’dır.
Psikanalizin ortaya çıkışında çocuklar ve ebeveynleri arasında sevgi
dolu olduğu kadar gerginlik de içeren ilişkinin içeriği çok önemli olmuştur.
|
|
Kendine Güven
Psikolog Figen Nas Sağlam
Nisan 2007
|
Hakan toplantı
salonuna girer. Daha başlangıçta soluğu kesilmiştir ve ter içindedir. Tavırları
beceriksizcedir. Tek bir düşüncesi vardır: Bu toplantıyı bir an önce
atlatmak.
|
|
Çocuklarda Depresyon/Ergenlik
Psikolog Figen Nas Sağlam
Nisan 2007
|
Çocuklarda
depresyon önemli bir konudur. Ancak çoğu zaman anlaşılamamakta ve başka
durumlarla karıştırılmaktadır / Ergenlerle yaşam her zaman tozpembe değildir.
Atmosferi hafifletmek için birçok yol vardır.
|
|
Stres ve Sınav Stresi
Psikolog Figen Nas Sağlam
Mart 2007
|
Sınav öncesi çok iyi
çalıştınız. Birden çok önemli bir konuyu çalışmayı unuttuğunuzu
öğreniyorsunuz, stresiniz artıyor…
|
|
Babalar Sınırları Koyar
Psikolog Figen Nas Sağlam
Şubat 2007
|
Sınır konmayan çocuk
özgür değildir. Çünkü güdülerinin esiri olmuştur. Mutlu bir çocuk değildir.
Çünkü endişelidir.
|
|
Terapi Günlükleri
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Şubat 2007
|
Halis Bey otuzlu yaşlarda,
iki çocuk sahibi, üniversite mezunu bir kişiydi. Son bir kaç yıldır çalıştığı
işte eskisi kadar başarılı olamıyordu.
|
|
Alkol Bağımlılığı
Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu
Şubat 2007
|
Bu sabah yalnız
uyandım / Sensiz olmaz, sensiz olmaz / Tanıdık kokular yok / Sensiz olmaz.
Anlaşılan alışmışım /
Sensiz olmaz, sensiz olmaz… (Bülent Ortaçgil)
|
|
Eş terapisi /
Çocuk ve boşanma
Psikolog Figen Nas Sağlam
Ocak 2007
|
Her ilişkide mutlu
dönemler olduğu gibi zor dönemler de olabilir. Bazıları sorunları ifade etmek
yerine boşanmayı tercih eder. Boşanma eş ve çocukların hayatında bir dönüm
noktasıdır.
|
|
Sorular,sorunlar
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Ocak 2007
|
Hasta bir arkadaşım var,ona nasıl davranmalıyım? Geceleri dişlerimi
gıcırdatıyorum bu bir hastalık mıdır?
İlişkimle ilgili sorunlar yaşıyorum, ne yapmalıyım? İntihar
girişimlerim oldu … Olaylarla başa çıkamıyorum
|
|
Vaginismusun anlamı.
(cinsel ilişkiye girme ama korkarak
ilişkiyi reddetme)
Dr.İlker Özyıldırım
Kasım 2006
|
Annenin kızına
ilettiği eksiksiz mesaj, annenin babayla bir cinsel hayatı olduğunun anne
tarafından kabulünü ve babayla aşk/cinsel hayat yaşamanın annenin alanı
olduğunu içermelidir, bu kız çocuğun geleceğini tasarlamasını sağlar. Bu
olmadığında anne-kız arasında erkeği dışlayan ve onu yalnızca tehdit edici ve
anlamsız bir iktidar rolü tanıyan kadınsı suç ortaklığı gelişir
|
|
Savunma
Mekanizmaları
Psikolog Figen Nas Sağlam
Kasım 2006
|
Artık evlenmek istiyorsunuz.İyi bir işiniz var.Her şey yolunda.Ancak,bir
türlü bu gerçekleşmiyor .Karşınıza hiç anlaşabileceğiniz gibi biri
çıkmıyor.Bu açıklama yeterli mi?bunun nedeni,belki de sizin babanızla
yaşadığınız ve henüz çözümleyemediğiniz bir çatışma olabilir mi?
|
|
Psikiyatrik ilaçları kullanmayı neden
reddediyoruz?
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Ekim 2006
|
Hayatın Anlamı Var mı?
Hayatın bir anlamı olup
olmadığı gibi tuhaf bir soruyu ancak biz insanlar sorabiliriz.
Görüştüğüm insanlardan pek
çoğu güçlü bir şekilde hayatın ne kadar anlamlı olduğunu bana
hissettirmiştir.
|
|
Çocuk Ve Sosyalleşme
Psikolog Figen Nas Sağlam
Ekim 2006
|
Okulların açıldığı bu
günlerde, çocuk “yetiştirme” sorunlarına yeniden bir bakalım mı? Çocukları
daha mutlu görmek için hepimiz istekliyiz. Ama bu isteğimizin gerçekleşmesi
için çocukların dünyasını daha çok anlamamız gerekiyor.
|
|
Maslow ve
İhtiyaçlar Hiyerarşisi
Psikolog Figen Nas Sağlam
Eylül 2006
|
Maslow,1
nisan 1908’de New York’da
doğdu. Yalnızlık,aşağılık duyguları,depresyon ve
mutsuzluk dolu bir çocukluk ve delikanlılık dönemi geçirdi.Nefret dolu ve
itici bir kadın olarak gördüğü annesini hiç sevemedi;hatta öldüğünde
cenazesine bile gitmeyi reddetti.
|
|
İlişkiler..
İlişkiler..
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Eylül 2006
|
AĞIT: annem mi bir kadın/
geciken bir kadın gece yatısına /ölüm kendini göstereli babamın
saçlarından/ günübirlik bir kadın/ Üsküdar’la İstanbul arasında / babamdı
sakalıydı babamın / bir akşam göle batırdı / çıkmamak üzere bir daha / hepsi
de ekmek kokardı sayısı unutulan parmaklarının / akşam bir attır bütün
ülkelerde / serin esmer bir attır / terkisine çocukların bindiği (Kemal Özer)
|
|
Motivasyon
Psikolog Figen Nas Sağlam
Ağustos 2006
|
20. ve 21. yüzyılda
çalışma ve iş hayatı bireyin yaşamının en önemli öğesi olmuştur
.Çalışan,zamanının büyük bir bölümünü işte ve iş arkadaşları ile
geçirmektedir.Neredeyse ailemize veya arkadaşlarımıza ayırdığımız sürenin kat
be kat fazlasında iş arkadaşlarımızla birlikteyiz.
|
|
Deprem
Sos.Hiz.Uzm.Özlem
Boğoçlu
Haziran 2006
|
99 Depremi sonrası değişen
hayatlar, gençler ve çocuklar depremden nasıl etkilendiler? 17 Ağustos
Marmara Depremi’nden 1 yıl sonra deprem bölgesine gittiğimde depremin
izlerinin hala kaldığını gördüm. Bina enkazlarının büyük bir bölümü
kaldırılmıştı.
|
|
Psikiyatrik Hastalıklar
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Mayıs 2006
|
Gerçekte psikiyatriste gelen insanlar özellikle de kendi istekleri
ile gelmişlerse, toplumun en yeniliklere açık, en girişken ve kendi ile
yüzleşmeye hazır en cesur kesimleri içinden geliyorlar.
|
|
Bilinçdışı
Sos.Hiz.Uzm.Özlem
Boğoçlu
Nisan 2006
|
Bilinçdışı veya bilinçaltı
veya şuuraltı dediğimiz kavram bize neyi anlatıyor.
Freud’un bu konudaki
görüşlerinin kısa bir özeti ...
|
|
Kişilik Özellikleri
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
(2006)
|
Sevdiği kadını öldürecek kadar şüphe ve
paranoyanın etkisi altındaki bir adam düşünün. Şüphe ve paranoya eğer kısa
zamanda geldiği karanlığa dönmezse, her şeyi yakan bir canavara dönüşüverir
...
|
|
Sevgililer Günü
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
Şubat 2006
|
“ne olur kim olduğunu bilsem pia nın, ellerini bir tutsam
ölsem; böyle uzak uzak seslenmese, ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir
şehre gitmese”... (Attila İlhan)
|
|
Psiko-Analiz Neden Gerekli?
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
(2006)
|
Kader var. Çünkü bizim seçmediğimiz bir
dünyaya ve insan ilişkilerinin içine doğuyoruz. Miras olarak aldığımız bir genetik
yapımız var. Yine miras olarak aldığımız psiko-dinamik
bir yapımız var. Ne ruh dünyamızı ne genetik yapımızı seçme özgürlüğüne
sahibiz.
|
|
Erik Erikson
Ve
İnsanın Sekiz Çağı
Psikolog Figen Nas Sağlam (2006)
|
Hayatımızın her dönemini birbirinden farklı
bir şekilde yaşıyoruz.Ama bu değişimin ve dönüşümün
genellenebilir ortak yanları var gibi gözüküyor. Psikolog Figen N.S. Erikson’un teorisini özetliyor.
|
|
Hansel Ve Gretel
İle Suç Sevenler
Psikolog Burcu Kıvrak (2006)
|
Bir çocuğun dayanabileceği
kadar gerilimli ama hafızasından zor çıkartabilecek kadar etkili bu masal“Gerçek bir masal, her
vakit, derinlik psikolojisini temel alan tedavi sürecinin bir öyküsüdür”
|
|
Hasta mı ? Damgalanmış İnsan
mı ? Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
(2006)
|
Hastaya hasta olduğu
söylenmeli mi ? Şizofren
teşhisi almış bir kimseye hastalığı söylenmeli mi ?
Manik
depresif hastalığı olan bir kimseye hastalığı
söylenmeli mi ? Bir
hasta benim teşhisim ne diyince ne yapmalıyız ?
|
|
Psikoterapi Nedir?
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)
(2006)
|
Psikoterapiye
kimler gitmeli? Analitik psikoterapinin farkı
nedir? Terapide süre ne kadardır?
“İyileşme ” ne kadar
zamanda olur?Psikolog ne demek psikiyatrist
ne demek?Psikoterapiyi kimler uygular?Terapiyi
insanın yakınları ile dertleşmesinden ayıran özellikler nelerdir?Bir seansın
süresi ne kadardır? Başka kurallar var mı?Terapist
bana ne yapacağımı mı söyleyecek?Davranışçı terapi ne demek? Analitik
terapinin varacağı son nokta nedir?Ruh hastalıkları
nasıl oluşuyor?
|
|
Rüyaların Anlamı
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) (2006)
|
Freud’un “Irma” rüyasının analiz edilmesi.
Bu yorumu okursanız, kendi
rüyalarınızı yorumlamak için önemli bir adım atmış olacaksınız. Rüyaların
dilini öğrenmek, kendimizi anlama çabasında önemli bir katkı sunuyor..
|
|
Yas ve Vamık
Volkan (2006)
|
Giden sevdiklerimizin
ardından “Herkesin tuttuğu yas kendi parmak izi gibidir” Dr. Vamık
Volkan / Volkan’ın Türkçe kitapları
|
|
Freud Düşüncesi (2006)
|
Sigmund Freud’un hayatından
küçük notlar ve bazı kitapları
|
|
Ölümsüz Atatürk
Figen Nas Sağlam (Psikolog) (2006)
|
“ Ölümsüz Atatürk”,Vamık
D. Volkan ve Norman Itzkowitz
tarafından kaleme alınmış ulu önderimizin psiko-biyografisi.”
Mustafa Kemal’in ilk düş kırıklığı, bebeğine yeterli anne sütü veremeyen
kederli bir anneye sahip olması dolayısıyla yaşanmıştır. Anne kederlidir,
çünkü Mustafa Kemal’den önce 3 bebeğini kaybetmiştir.
|
|
Yas/Kayıp Hakkında
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) (2006)
|
Ruhumuz kendi kişisel
çabamızla da bir bütünlük oluşturan karmaşık dinamik bir sistemdir. Onunla
temas eden küçük bir nesne de ruhumuzda yankısını bulur. Ama büyük bir olay
onu zorlar, parçalanmasına, yaralanmasına, çocuk halinle dönüşmesine, içe
kapanmasına vs vs neden olur.
|
|
Psikoterapi
Figen Nas Sağlam Psikolog (2006)
|
Modern yaşam ve terapi : 21.yüzyıl insanı, ”bilgi ve
teknoloji toplumunun” bir parçası ve ürünü. Bazı açılardan bakıldığında
çağımız insanı şanslı gibi görünüyor...
|
|
Einstein
Cihan Kara Öğrenci
(2006)
|
Albert
Einstein biyografisi ; ‘Konfor ve mutluluk benim için asla ulaşılması gereken
amaçlar olmadı…’
|
|
Topraklarımız
Cihan Kara Öğrenci
(2006)
|
Topraklarımıza baktığımız
zaman, ülkemizde 28 milyon hektar tarıma elverişli arazinin sadece 8,5 milyon
hektarı sulanabilir vasıftadır
|
|
Erkeklik Üzerine
Can Boğoçlu Öğrenci (2006)
|
Foucoult’nun
tanımına göre iktidar, çift yönlü bir sistemdir ve hem iktidar sahibi olan
üzerinde hem de bu iktidar karşısında ezilenin üzerinde, kendi varlığını
sağlamlaştırmak amacıyla belirgin bir baskı kurar.
|
|
Sonsuzluğun Kıyıları
Dr. Ali Yalçın Gök
Göz Hastalıkları
Uz (2006)
|
Bodrumda bir evren yaratmak
Aşağıdaki satırlar okumaktan büyük
keyif aldığım “SONSUZLUĞUN KIYILARI” adlı kitaptan alınmıştır (Yazar: Adrian Berry, TÜBİTAK). İçeriği karşılıklı bir mektuplaşmadan ibaret.
|
|
Freud ve Lacan
Fiona Faraci Psikolog
Aralık 2003 / Yayın tarihi 2005
|
Dilbilim, Freud ve Lacan “İnsan
ruhlarının birbirlerinden bu denli ayrı olduklarını tanımak yaşamımın en
şaşırtıcı deneyimlerinden biri olmuştur…”
|
|
Gasp
Fatih Başoğlu Öğrenci
(2005)
|
Son
birkaç yıldır neredeyse hız kesmeden artan gasp olayları kanunsal önlemlere
rağmen hala tam bir çözüme ulaşmış değil.
|
|
Babam ve Oğlum
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı )
(Aralık 2005)
|
Babam ve Oğlum-Çağan Irmak
Sineması
|
|
Zeka ve yıkıcılık
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri
Uzmanı)
(Ağustos 2005)
|
Burada belki en fazla önemsememiz gereken
nokta, insanların rekabet ederken
birbirlerini yok etmeyecekleri bir insanlık kültürünün oluşmasının iyiliğine
inanmak. Genlerimizdeki içgüdüler bizi rekabete zorluyor.İlkel
yanımız bize “kendi yaşamımızı” kurmak için diğerlerini baskı altına almak ve
gerekirse yok etmeyi dikte ediyor.
|
|
Hayalet Korkusu
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı)
(Temmuz 2005)
|
Hayalet korkusu / Suç, ceza ve ABD
|
|
Barbarlar, varoştakiler, trafik canavarları Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı ) Mayıs 2005
|
Barbarlar, varoştakiler, trafik canavarları
Doksanlı yıllarda, Cezayir’den Fransa’ya uçak kaçıran korsanlar, ilk
kurbanlarını kolayca öldürdükleri halde, daha sonra insanları öldürmeye
çalışırken zorlanmaya başladılar. Uçağın yardımcı pilotu bu durumu şöyle
açıklıyor. Korsanlarla aramızda bir ilişki kurulmuştu
|
|
İrvin Yalom ve
Sigmund Freud
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı )
(2005)
|
Psikanaliz yazıları:
Freud’da görmeye
alıştığımız gelişimsel bir kuramdır. Her aşama bir sonraki aşama ile
bağlantılı her parça ise bütün ile bağlantılıdır. Yalom’un
yazılarında Freud’un “ihmal ettiği” şeyler yeniden önemsenir.
|
|
Hayvan Aklı
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı )
(2005)
|
Hayvan Aklı:Memeliler daha
ilkel-ilksel hayvanlardan (böcekler, sürüngenler) farklı olarak “oyun oynar “
Memeli yavruları,
köpekler, kediler, balinalar, yunuslar, primatlar vs oyun süreci içinde kendi
hakikatlerini yaratırlar.
|
|
İzlenimler
Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı )
(2005)
|
İzlenimler: Hızlı
çoğalabilen ve oldukça basit bir yapıya sahip olan meyve sineğinin erkekleri,
kendi alanlarını korumak için, alanlarına giren diğer erkek sineklerle
“yumruklaştıklar”.
|