Psikiyatrivehayat anasayfa

PSİKİYATRİveHAYAT

MAKALELER

Psikiyatrik Hastalıklar

Psikiyatri-Psikoloji haberleri

Psikoterapi, tıp, psikiyatri, psikoloji, sanat, edebiyat, felsefe, antropoloji, tarih yazıları

Kedi ve kadın 02 Mayıs 2010 Pazar

Prof Dr. Vamık Volkan ve Dr. Gabriele Ast’ın bir vakası. 38 yaşında bekar bir kadın hakkında psikanalitik notlar.

Esaretin Bedeli 25 Nisan 2010 Pazar Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Beğenilen film Esaretin Bedelinde, özgür olmak isteyen insan anlatılıyor. Özgürlüğün ise bir bedeli var. Özgürlüğün en önemli bedeli ruhumuzda kalıcı olacak suçluluk duygusudur.

Kıskançlık/Monte Kristo Kontu

21 Nisan 2010 Çarşamba Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Dantes yıllardır beklediği düğününün olduğu akşam, anlamını tam olarak çözemediği bir iftiranın pençesinde, kendisini savcının karşısında, krala karşı Napoleoncularla işbirliği yapmakla suçlanıyorken bulur.

Bay X (öfkeli bir insan) Prof.Dr.Otto Kernberg  18 Nisan 2010 Pazar

Bay X, yabancı bir ülkede doğup Amerika da eğitim görmüş otuz yaşlarında bir erkekti. Sekiz yıllık bir dönem içinde ciddi intihar girişimlerinde bulunmuştu. Aşırı dozlarda ilaç ve madde kullanmıştı. Geçmişte birçok psikoterapi çabası bu intihar girişimleri yüzünden kesilmişti.

Mükemmel bir dünya Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 11 Nisan 2010 Pazar

Ergenlik döneminde süper kahramanlarımız olur. Süper kahramanlar bize kusursuz ve mükemmel bir dünyanın var olabileceğini gösterir. Zagor Tenay, Çiko ile birlikte dünyanın kötülüklerine karşı savaşır. Baltası fallik bir semboldür.

Özgürlüğün Yolları Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 17 Ocak 2010 Pazar

Kişisel özgürlüğümüz için hayatımız boyunca yaptığımız büyük bir hareket vardır. Bu hareket büyük bir ayrılık yaşamaktır.

Bilişsel Terapi Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 22 Kasım 2009 Pazar

Bilişsel terapi (kognitif terapi) ile psikolojik-analiz tekniğini kullanan terapinin karşılaştırılması

Psikanaliz ve modern tıp Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 22 Kasım 2009 Pazar

    Psikanaliz ve modern tıp biliminin karşılaştırılması

Katliam Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)08 Kasım 2009 Pazar

6 Kasım 2009: ABD’nin Teksas eyaletinde Irak ve Afganistan cephelerine askeri sevkiyatların yapıldığı Fort Hood üssünde ordunun Filistin asıllı psikiyatri uzmanı cinnet geçirerek katliam yaptı.

Zalim ve soğuk sevgililer Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)02 Kasım 2009 Pazartesi

Bayan Y. ikinci kızını doğurdu.  Kocası ile geçirdiği güzel ve mutlu günler evliliğin ilk yıllarında kalmıştı. Aklından boşanma düşüncesinin geçmediği birkaç gün bile olmuyordu. Kocasının iflah olmaz bencil bir adam olduğunu düşünüyordu.

Terapistle sohbetler Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 26 Ekim Pazartesi

Başkalarına yardım etme, talep edilmemiş bir yardım olabilir. Örneğin: 1971 yapımı Emine adlı filmde, Patron rolündeki Ekrem Bora, temizlikçi kız Emine rolündeki Filiz Akına yardım etmek ister. Bu yardım Emine’nin istediği seviyenin çok üstüne çıkar. Patron, Emine ile evlenmek ister. Ama Emine, patronun kardeşini (Tarık Akan) sevmektedir.

 

Sinemanın prensesi Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 19 Ekim Pazartesi

1950 yılında İngrid Bergman’ın adı bir aşk skandalı ile gündeme geldi. O ve ünlü yönetmen Roberto Rossellini birbirlerine âşık oldular. İkisi de evliydi. İkisinin de çocukları vardı. Bergman’ın hamile olduğu anlaşıldı. Ellili yılların Amerikansında bu hoş karşılanmayacak bir davranıştı.

 

Columbine katliamı Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 4 Ekim Pazartesi

Amerika Birleşik Devletlerinin Colorado eyaletinde, Denver şehri yakınlarında bir okuldayız. 20 Nisan 1999 günü bu okulda tarihe Columbine Lisesi katliamı olarak geçecek bir olay yaşandı.

Okulun iki öğrencisi Eric Harris ve Dylan Klebold, 11 öğrenciyi ve bir öğretmeni öldürdü. 24 kişiyi de yaraladı. Harris ve Klebold cinayetlerde ateşli silahlar kullandılar. Ama cinayetlerin yıkıcı gücünü arttırmak için, tabanca tüfek gibi silahların yanında propan bombası da kullanmaya karar vermişlerdi.

 

Suç ve Özgürlük Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 22 Eylül 2009 Salı

Andrew altı polisin refakatinde ve kendisi istememesine rağmen bir psikiyatri servisine zorla yatırıldı. Bentall hastane personeline hastanın niye zorla alıkonulduğunu sordu. Durumu anlamaya çalıştı.

Cinayeti Yazıyor Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 19 Eylül 2009 Salı

32 yaşında bir ev kadını, bir anne düşünün. Yorgun, bıkkın, mutsuz ve monotonluk duygusu ile yaşıyor. Kocasının başka kadınlarla ilişkisi var. Bu kadın, kocasının arkadaşı Bay Bogle ile bir ilişki yaşayarak mutsuz yaşantılarından bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor.

Resim ve terapi

Uzm.Klinik Psikolog Fiona Faraci

16 Eylül 2009

Dokunmak,  bir nesneye vurmak veya koklamak, el ve nesne arasında dokunmanın ortaya çıkardığı sınırın yanı sıra, ses duyma ve koku alma duyularını da harekete geçirir. Bu şekilde, bedeni aracılığı ile beden ve dış dünya arasında ayrım yapmaya yönelik bir çalışma gerçekleştirir.

 

Tiyatro ve terapi

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

11 Eylül 2009

Çocuklara masallar oynadığımız bir Perşembe günüydü. Bir kadın eğlenceli topluluğumuza katıldı. Şarkılar söyledi, dans etti. Ama üzgün görünüyordu. Tiyatronun sonunda onun heyecanından eser kalmamıştı. Bayan Mary’nin kızı bizim hastanede kanserden ölmüştü

 

Masal ve terapi

Uzm.Klinik Psikolog Fiona Faraci

10 Eylül 2009

Masalı okuyan kişinin sesi, masalın içeriği kadar önemlidir. Çocuk anne ve/veya babasının sesini duyarak uykuya dalmaya başlar, tanıdık bir sesin yankılanması, çocuğa aynı zamanda anne veya babasının henüz yakınında ve ulaşılabilir olmalarının rahatlığını verir.

Canım Kardeşim

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

30 Ağustos 2009 Pazar

 

İlkel canlılar bile ayna görüntüsü ile yaşamaya (taklit etme) ihtiyaç duyarlar. Memeliler, hatta daha ilkel canlılar karşılarındaki bireylere bakarak aslında “nasıl davranmaları” gerektiğini öğrenirler. Örneğin çita yavrularının avlanmayı annelerini taklit ederek öğrendiklerini biliyoruz.

 

Sokrates ağladığında

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

16 Ağustos 2009 Pazar

Yalom Sokrates’i gördüğünde heyecanlanır. “Basık burunlu, patlak gözlü, sarkık dudaklı ve koca göbekli” bir adamdır.

Sokrates “Rahat ol yabancı der.” Yalom’un ayakkabılarına bakar. Bu sıcak havada onları çıkarsan sen de benim gibi rahat edersin”

 

Eş seçimi

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

08 Ağustos 2009 Cumartesi

Sevgilinin ruhumuzda kaplayacağı alan ve nasıl bir ilişkiler ağı içinde olacağı önceden bellidir.
Sevgilinin içimizdeki tanımı, sisli bir görüntüdür, karanlıkta kalan, ama yine de konturları belli olan bir fotoğraftır.

Kara Sevda

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

07 Ağustos 2009 Cuma

İbni Sina, İran seyahati sırasında ülkenin bir şehrine padişahın yeğeninin tedavisi için davet edilmiş. Tanı olarak aşktan şüphelenmiş ve oranın yerlisi olan hastadan şehrin tüm mahallelerini yüksek sesle saymasını isteyip aynı anda nabzını kontrol etmiş. Mahallelerden birinin adını söylerken hastanın nabzı hızlanmış.

 

Bağımlılık ve Özgürlük

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

19 Temmuz 2009

Johnny Cash uzun zamandır peşinden koştuğu June ile aynı yatağa girmeyi başarır. Johnny, June ile seviştikten sonra şakalaşmaya başlar. Johnny sinir bozucu bir oyun başlatır. Kendi ağzına aldığı kuruyemişi June’a yedirecekmiş gibi yapar.

 

Ailede Ölmek

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

15 Temmuz 2009

 

Pierre Annesini Niye Öldürdü?

Pierre bu sabah annesinin evine giderek onu bir budama satırıyla öldürdü. “Annelerini öldüren kızların haberleri ile aile içi cinayetler bir kere daha gündemimize geldi. Aile içinde işlenen bir cinayet, her bakımdan sıra dışıdır.”

 

Yaşam boyu uzun dalgalar

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

7.Haziran.2009

Terapinin başlangıç seansları, yani 3-10 hafta gibi, bir önceki uzun dalganın sönmesi ile geçer. Bu sırada bir balayı dönemi yaşanır. Gelen kişi çok iyi olduğu yönünde hızlı bir iyimserliğe kapılabilir. Böylece kişi kendi başına bitiremediği uzun dalgayı terapistin yardımı ile bitirir. Terapisti de kendi savunma sistemine dâhil ederek, bu mücadeleyi kazanır.

 

Mükemmeliyetçilik

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

31.Mayıs.2009

Öğretmen çocukları ile çalışırken, onların farklı olduğunu hep hissetmişimdir. Keza psikolog ve doktor çocukları için de benzer şeyler söylenebilir. Bu gruplarda mükemmel anne ve babaların mükemmel çocukları olma yönünde bir motivasyon vardır.

Senden nefret ediyorum!

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

10 Mayıs 2009 Pazar

 1930 yılında Wilf Batty adında bir çiftçi son Tasmania Kaplananını vurarak öldürdü.

 1970 yılında son Anadolu Kaplanının Şehit Şen adında bir adam tarafından vurularak öldürüldüğü sanılmaktadır.

Acı ve cinsellik

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

 04 Mayıs 2009

Çocukluğunda sıra dışı cinsel deneyimler yaşayan kişiler, terapi ortamında bu deneyimlerini anlatırken yoğun bir sıkıntı yaşarlar. Yaşantılarını anlatırken bazen çok utanırlar ve suçluluk duyarlar.

Bireysel terapi mi almalıyım? Eş terapisi mi ? Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 26 Nisan 2009 Pazar

Terapistin çalışma alanı esas olarak görüştüğü kişinin iç dünyası, özellikle de bilinç-dışıdır.

Eğer bir kişi yanında başkalarını da terapiyi getiriyorsa, terapist, görüştüğü kişinin iç dünyasına ve bilinçdışına ulaşmaya çabalarken özel bir engellenme ile karşılaşacaktır.

 

Yalnızlığın Keşfi  Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 19 Nisan 2009 Pazar

Annem, babamla evlendiği zaman henüz yirmi bir yaşındaydı... Annemin yaptığı yanlışı anlaması uzun sürmedi. Daha balayları bitmeden, annem bu evliliğin yürümeyeceğini anlamıştı… Babamın ölüm haberini üç hafta önce aldım.

 

Bildiğin Dünyaya Bir Daha Bakar mısın? Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 12.Nisan.09

Otomobille bir sokaktan geçiyorum. Kaldırımda bir adamın çırpındığını gördüm.

Görünüşe bakılırsa sara (epilepsi) nöbeti geçiriyordu. Arabamı durdurdum. Adamın yanına doğru koşturdum.

 

Şişmanlık çağı ve diyet çılgınlığı

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

15 Mart 2009 Pazar

Anne ve çocuk arasında, zaman zaman aşırı sevgi ve zaman zaman aşırı öfke duyguları ortaya çıkar. Bu dengesiz bir yapıdır. Fırtınalı bir ilişkidir. Şişman çocuğun annesi güçlü bir kadındır. Her koşulda, her ortamda çocuğunu korumak isteyen enerjik bir yapısı vardır.

 

Duygularımız

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 15 Şubat 2009 Pazar

İçimizdeki o hazine, yani temel senaryomuz, bizi bütün duygularımızın anlamlandığı bir yoğunlaşma noktasına götürecektir. Bu senaryo basit olarak, babamız ve annemizden miras olarak aldığımız ruhsal yapının, yine babamızın ve annemizin arzuları doğrultusunda yeniden yapılanmasından oluşur.

 

Uğultulu Tepeler / Cinsellik ve Masumiyet Çağı Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) 08 Şubat 2009 Pazar

Bebeklik dönemi ve ilk çocukluk çağı, cinsellik içermeyen masum bir çağ olarak algılanır. Küçük çocukların çıplak dolaşması, televizyon reklâmlarında çıplak olarak görülmeleri kimseyi rahatsız etmez.

 

Annemle yaşadığım sevgi ve nefret ilişkisi  Jenni Murray

01 Şubat 2009 Pazar

Sanki bir aşk mektubu yazıyorum.

Kendimi bildiğimden beri annem ve benim aramda bir mesafe vardır. Bu mesafe bu gün yok oldu. Hastanede onun ellerini tuttum, saçlarını okşadım.

 

Empati Hakkında

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

12 Ocak 2009 Pazartesi

Yargıç çocuğun velayetini vermek için çocuğu mahkemenin ortasına koyar. Hem gerçek annesini hem de çocuğu büyüten kadını sınamak ister. Çocuğu kollarından çekmeleri sonucu çocuk kimin elinde kalırsa velayeti ona vereceğini söyler. Çocuğu doğuran anne var gücüyle asılır çocuğun koluna. Büyüten ise çekemez bırakır. Çünkü canının yanmasından korkmaktadır

 

Büyük Yangınlar

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

02 Ocak 2009 Cuma

IV Murat zamanında “Bilinen ilk büyük Cibali yangını 2 Eylül 1633’te bir kalafatçının ahmakça dikkatsizliği yüzünden çıkar. Gemi kalafatlarken yaktığı ateşin şiddetli poyrazı arkasına alıp civardaki kayıkhaneleri tutuşturması, evden eve, sokaktan sokağa, mahalleden mahalleye atlayarak 

 

Kelime Hataları

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

02 Ocak 2009 Cuma

Minibüste güzel bir kızın yanına oturan bir genç erkek, bu kadar güzel bir kızın yanına oturduğu için çok sevinir. Minibüs şoförüne inerken köşede inecek var demek ister. Ama ağzından başka bir cümle çıkar. “Dört köşede inecek var”. Minibüsün içindeki insanlar gülerler. Genç adam, aslında bu kızın yanına oturduğu için dört köşe olduğunu kendisine ve çevresine anlatmaktadır.

 

Sarı sıcak – sarı soğuk

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

15 Aralık 08

Bir arkadaşımızdan veya bir ortamdan ayrılırken gerginlik yaşarız. Bu gerginliği çoğu zaman anlayamayız. Ayrılık durumlarında sosyal ortamda “ayrılık sıkıntısı” havada ağırlık yapar. Hepimiz için sıkıntılı olan bu durumda bir kişi espri yapar. Birisi ayakkabısını bulamaz. Başka biri alakasız bir konuyu ev sahibine sorarak herkesi ayakta bekletir.

 

Hipnozun Bilim Dünyasına Girişi ve Mesmer 1Aralık 2008

Psikiyatr Ali Babaoğlu’un Psikiyatri Tarihi isimli kitabından aldığımız bu yazıda, psikiyatri tarihinde önemli bir yere sahip Mesmer’in öyküsünün bir özetini bulacaksınız

Psikiyatr ve Ebeveyn Rolü

1Aralık 2008

Psikiyatr Engin Geçtan’ın Varoluş ve Psikiyatri adlı kitabından aldığımız bu kısa yazıda psikiyatristin rolü tartışılıyor. Psikiyatr güçlü bir ebeveyn veya bir ilah gibi mi olmalıdır?

Saldırganlık

17 Kasım 2008 Pazartesi

Adem Bey’den agresyon – saldırganlık konusunda düşüncelerini yazdığı ilginç bir mail aldım. Adem Bey saldırganlığı iki ayrı kişilik yapısı olarak ele almış.

Bağlanma Zorluğu

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

17 Kasım 2008 Pazartesi

Bütün bu örneklerde, bir ilişkiye başlamanın değişik boyutlarda ne kadar çok zorluk içerdiğini görüyorsunuz.

 

İhmalin adı özgürlük olmasın Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu

17 Kasım 2008 Pazartesi

Kuralsız yetişen çocuklarda sınır problemi olacaktır. Çocuk kendi sınırını belirlemekte zorlanacaktır.

Hokkabaz

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

04 Ekim 2008 Cumartesi

Hokkabaz filminin temel sembolü kadının (annenin) rahmi (karını-batını) dır.

Hokkabaz yanlışlıkla manken olarak kullandığı kadının karnını keser.

Hokkabaz hamile bir kadının karnına benzeyen su dolu bir akvaryumda “doğmayı” (yeniden hayata gelmeyi) bekler.

Hokkabaz yine anne karnını sembolize eden karavan ile Anadolu turnesine çıkar.

 

Yüreğimde Bir Çocuk

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

16 Eylül 2008

Bir çiftle evlilik terapisi yapmak için görüşmelere başlamıştım. Adam ve kadınla tek tek görüştüm. Görüşmeler ılımlı bir havada geçti. Ama adam ve kadın yan yana geldiklerinde tam anlamıyla bir kavga ortamı oluşmuştu. Gereğinden fazla sabırlı davrandım.  Sonunda onlar için böyle bir terapinin olamayacağını kabullenip görüşmeyi bitirdim.

 

Şu Ayrılık Ne Garip Şey

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

01 Eylül 2008 Pazartesi

 

Sevdiğimiz bir insandan ayrılmak için onun bize özgürlüğümüzü geri vermesi gerekir. Yani her sevdiğimiz kişi bizde bir bütünlük duygusu, tamamlanmışlık duygusu oluşturabilirse, onların yanından, onların yörüngesinden rahatlıkla ayrılabiliriz. Ama çağımız, parçalanmışlık ve kaos çağı. Modern ilişkiler eski ilişkileri paramparça hale getiriyor.

İnsanlar birbirlerine gittikçe daha yabancı bir hale geliyorlar.

 

Suç ve Psikiyatri

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

19 Ağustos 2008 Salı

Bundy’nin bir sosyopat olduğu düşünülmektedir. İşlediği vahşi cinayetlere rağmen eğitimli, yakışıklı ve kibar bir genç adam olarak tanımlanır. Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür.

İdeallerimden vazgeçmek istemiyorum!

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

10 Ağustos 2008 Pazar

Huzursuzluk, kaygı, ağlamalar veya sinirlilik, baş ağrısı, mide bulantısı vs gibi şikâyetlerle görüşmeye gelen insanlar bazen bana şu soruyu sorarlar:Benim hayatımda üzülmem gereken hiçbir şey yok, her şey yolunda gidiyor. Bu sıkıntıları neden yaşıyorum anlamıyorum? Eşimle ve çocuğumla birlikte yaşıyorum. Maddi sıkıntım yok vs vs.

Neden intihar için köprü tercih edilir?

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

06 Temmuz 2008 Pazar

Ego kümesi birçok altkümeden oluşur. Bu altkümelerin hepsi belli ölçüde bağımsız küçük egolardır. Bir ülkeyi oluşturan şehirler gibi egomuzda bu küçük egoların bir araya gelmesiyle oluşur. Egonun parçalı yapısını hastalık durumlarında açık seçik, çıplak bir şekilde görürüz. Peki, hastalık durumlarında parçalı olarak gördüğümüz ego, huzurlu ve sakin günlerde nasıldır?

 

Anne veya Babasız Olmanın Önemi

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

29 Haziran 2008 Pazar

 

Aile içinde annenin nasıl var olduğu çocuğun kişilik yapısı üzerinde belirleyici bir iz bırakır. Anne yaşlı ve pasif bir kişi olabilir. Çocuk annesinin cinsel kimliğini güçlü bir şekilde algılayamaz. Çocuğun cinsel enerjisi bölünebilir, örneğin kız çocuğu için bir abla anne yedeği olarak seçilir.

Çember

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

22 Haziran 2008 Pazar

 

İlk karşılaşma, hem terapist hem de terapi almak isteyen kişi için çok önemlidir. Kişi idealize ettiği ego parçası ile terapisti arasında bir ilişki kurmaya çalışır... Birey olarak, bütün insanların temel sorunu idealize egosunu ifade edip edememe sorunudur.

Günlük yaşamda bunu “kendini ifade etmek” olarak anlatırız.

 

Paramparça

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

15 Haziran 2008 Pazar

İnsan ruhunun haritası var mı? / İnsan ruhu hangi bölümlerden oluşuyor ?/ Ruhun bölünmesi (dissosiasyon / disosiasyon) nedir? İnsanın kişiliği pek çok ego parçasından oluşur. Sıkıntı çektiğimizde, baskı altında olduğumuz zaman, ego parçaları arasındaki bağlar kopmaya başlar. Ruhumuz parçalanır. Çok küçük yaşlarda, anne ve babamızdan idealize bir ego parçası alır ve bunu kendi egomuzun çekirdek yapısı haline getiririz. Bu bizim için kurucu olan, temel olan ego bölümü daha sonraki bütün hayatımıza damgasını vurur, yaşamımıza derin bir anlam katar.

 

Yumurta

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

01 Haziran 2008 Pazar

    Matruşka, üst bilincimizde hamile kadın sembolü iken. Daha derin bilincimizde çocuğu yutan kadını sembolize eder.

Matruşka çocukları yiyerek (derin bilincimizde veya bilinçdışının dilinde) , güçlü ve gürbüz bir kadın haline gelmiştir. Doğurgan bir kadın olmuştur. Hem paskalya yumurtasında hem de Matruşka da ölüm ve doğurganlığın iç içe oluşu anlatılmıştır.

 

Bayan T. nin Rüyası

Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu

18    Mayıs2008Pazar

“Rüyamda, Çin’de deprem olmuş. Eşim depremden çok etkileniyor. Çin’de yaşayan Polonyalıların evlerinin depreme ne kadar dayanabildiğini merak ediyor. O kadar merak ediyor ki yıkılan ve yıkılmayan evlerin videolarını kesin olarak bulmamız gerekiyor.”     

 

Uzaktan Analiz

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

04 Mayıs 2008 Pazar

Kendi kendine analiz: Eğer bu uzaktan analiz ‘oyunu’ için ayıracak bir zamanınız varsa elinize bir kâğıt ve kalem alın. Kâğıdınıza annenizin mesleğini yazın sonra babanızın, sonrada kendi mesleğinizi. Sonra düşünmeye başlayın;

 

Bilinçdışı Süreçler ve Terapi

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

02 Mart 2008 Pazar

Terapinin devam edebilmesi için bilinçdışı dirençlerin aşılabilmesi gerekiyor. Bu yazıda terapinin başlangıcında ortaya çıkan dirençler ele alınıyor.

İnsanın Ayak İzinde

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

24 Şubat 2008 Pazar

Ummadığımız bir anda bir hırsız tarafından soyulabiliriz. Gaspa uğrayabiliriz. Taciz ve travma ile karşılaşabiliriz. Kurbanlar hemen şu soruyu sorarlar; Neden ben?  Bizim bilinçdışı dediğimiz şey aslında bu “hayvani, içgüdüsel” yanımızdır.

 

Üretken Yaşam Enerjisinin (Libido) Kişiliğin Oluşumu İle İlgisi

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

01 Ocak 2008 Salı

Ben kişi için en yaratıcı ve en verimli psikolojik pozisyonun, babayla iyi ilişki kurduğu, babayı idealize ettiği ama tamamen babaya tabii olmadığı bir pozisyon olduğuna inanıyorum. Yani yıkıcı ve reddedici bir ilişkinin de, aşırı uyumlu ve her söyleneni kabul eden bir ilişkinin de sorunlu olduğunu düşünüyorum.

 

Ayartılmanın Önemi

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

19 Aralık 2007 Çarşamba

Eşinden, sevgilisinden, arkadaşından,  çocuğundan, anne veya babasından kaçak yenilen bir yemeğin, bir pastanın, kaçak, çaktırmadan yapılan bir buluşmanın, saklanan bir paranın, gizlice borç verilen bir paranın, söylenilen bir yalanın, gizlice yapılan bir ziyaretin, gizlice gidilen bir eğlencenin vs vs sembolik anlamı ayartılmadır. Tüm bunlar kişinin belli bir ölçüde ayartılabileceğini gösterir.

 

Hayatın İçinde Kayboldum

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

9 Aralık 2007 Pazar

Bana insanın var oluşunu, yaşamın anlamlı olup olmadığını özetle deseler, şu basitlikle ifade ederdim:

İçimizde bir psiko-genetik yapı var. Bütün hayatımız boyunca bu psiko-genetik yapıyı ortaya çıkarmaya, var etmeye çalışıyoruz...

Psikanaliz, daha önceki kültürlerden, kavrayışlardan, pedagojik ahlakçılıktan daha farklı bir yaklaşım içindedir. Psikanaliz öncesi kültürler insanın bu “kötücül” , “dürtüsel” yanlarını ya görmezden geldiler veya şiddet kullanarak bastırdılar. Kötülüğü bir insanda saf kötülük olarak gördüklerinde o insanı idam ettiler. Dürtü doyumunu, ilkelliği insanın doğal bir parçası olarak ele almadılar.

 

Yaşamın Kıyısında

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

04 Kasım 2007 Pazar

 

Fatih Akın’ın Yaşamın Kıyısında Filmi’nin Psikolojik Analizi

Bütün yaşantısı boyunca babası (Ali), Nejat’ı annesiz bırakmıştır. Babası “anneyi” yok etmiştir.

Yok, etmiştir; ya onları öldürmüş, ya onlar ölmüşler veya ayrılmışlardır. Aslında küçük çocuk için (bilinç dışının dilinde) bütün bunların hepsi babanın anneyi öldürmesine indirgenebilir. Yani Ali Bey bir “anne” katilidir.

Nejat, baba ideallerini de reddeder. Almanya’yı ve profesörlük pozisyonunu bırakıp Türkiye’ye gelmeye karar verir. Bu davranış, babanın ona sağladığı güçlü pozisyonu terk edip, onun annesini aramaya yöneldiğini gösterir.

Türkiye ana-vatanın kendisi; zaten bir anne sembolüdür. Türkiye’ye dönüş “anne dünyasına” dönüştür.

 

Fransız Teğmenin Kadını

Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu

04 Kasım 2007 Pazar

John Fowles Fransız Teğmenin Kadını isimli romanında tutuculukla ün yapmış olan Viktorya döneminde yaşanan aykırı bir aşk öyküsünü anlatmıştır. Bu yazıda, psikolojik öğeler ve analizler içeren bu romanın    bir özetini ve kısa bir yorumunu bulacaksınız.

 

Nesne İlişkileri

Dr.Işılay Altıntaş

Kasım 2007

Winnicott’a göre çocuk başlangıçta bütünleşmemiş zamanda ve mekânda değişik ve dağınık deneyimler yaşar, bu deneyimler kendilik çekirdeklerini oluştururlar. Kendiliğin bütünleşmesi ve gelişmesi anne ile ilişki içinde annenin sağladığı kucaklayıcı çevre sayesinde oluşur. Annenin çocukla ilgili bütünleşmiş tasarımları çocuğun giderek kendi bütünlüğünü kavramasını sağlar.

 

Rahmetli Bay Sağduyu

Çev:Psikolog Figen Nas Sağlam

Kasım 2007

Geçenlerde maillerimi okurken bir lise arkadaşımın yazısını gördüm.

Bugün bizimle uzun yıllar yaşayan ”sağduyu” adındaki arkadaşımızın ölümünü öğrenmiş bulunuyoruz.

 

Grup Terapisi Ve Psikodrama                           Dr.Işılay Altıntaş  Ekim 2007

Biz ne yapıyoruz? Oyun oynatıyoruz. Bu aslında onların kendilerini ve sorunlarını keşif yolculuğu… Aynı sorunu yaşayan, evrensel duygulara sahip kişiler içlerini oynayarak açıyorlar, birbirlerinin rollerine giriyorlar, başkalarının dünyasına daha yakından bakıyorlar.

 

Hayır, Demeyi Öğrenmek

Psikolog Figen Nas Sağlam

Ekim 2007

   Hayır diyememekten ötürü kendi kendimizi teselli ederiz, çünkü bu durum, kendi hakkımızda olumlu bir imaj yaratmamıza neden olur: Hayır demedim, çünkü ben, nazik bir insanım. Benim nezaketimden yararlanmak isteyen karşımdaki kişi anlayışsızdır.

 

Bir Psikiyatri Profesörünün Anıları

Ağustos 2007

Anne, babaları olmadan büyütülmüş nice çocuklar vardır. Onlar yaşantılarını bir türlü anlatamazlar. Onları destekleyen işlerini iyi yapan profesyonel bakıcılara rağmen kendilerini ifade edemeyebilirler. Ben de bu şekilde büyütülmüş bir çocuk olarak kendi sesimi bulmakta zorlandım, kendimi istediğim şekilde ifade etmem yıllar süren psikoterapi deneyiminden sonra oldu. Umarım şimdi geçmişim hakkında bu yazıyı yazarken, aileleri dışındaki yetişkinler tarafından bakılan çocukların duygularını anlamamız için bir katkı sunmuş olurum.

 

Ustalara Saygı  ”Bayan H.’nin laboratuarı”

Eylül 2007

 

Amerika’da Psikiyatri Profesörü olan Otto F. Kernberg aynı zamanda ünlü bir psikanalisttir.Bu yazıda “Saldırganlık” üzerine yazdığı kitaptan bir vaka örneğini bulacaksınız.

Uzun süren bir analizde neler yapıldığı çoğu zaman merak konusudur. Bazı insanlar iki kişinin, yani terapistin ve terapi alan kişinin, bir odada boşuna zaman geçirdiğini düşünür. Yapılan faaliyetin bir işe yaramadığını, aslında ortaya çıkan durumun terapiste olan bir bağımlılıktan ibaret olduğunu söylerler.

 

Depresyonun Psikolojik Kaynağı Nedir?

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Eylül 2007

 

Şöyle durumlarla karşılaşabiliyorum.

Bay Ali’nin dokuz yıl önce babası kalp hastalığından ölmüştür. Beş yıl önce anneannesi kanserden ölmüştür ve ölümüne bizzat kendisi tanık olmuştur. Ama bu iki ölümde onda belirgin bir üzüntü, ciddi duygusal   deşarjlar, yıkıcı herhangi bir yaşantı oluşturmamıştır.

 

Pencerenin Arkasındaki Babaannem

Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu

Eylül 2007

 

Huzurevinde çalışmaya başlamadan önce huzurevinde kalan yaşlıların mutsuz olduklarını, hayatlarından memnun olmadıklarını düşünürdüm. Huzurevine çocukları tarafından bir anlamda zorla yerleştirildiklerini, çocuklarıyla aralarındaki ilişkinin bozuk olduğunu, huzurevinde kalmaktan dolayı çocuklarına karşı öfkeli olduklarını varsayardım.

 

Bir Hayırseverden Gelen Mektup

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Eylül 2007

 

Her gün İngilizce mailler alıyorum. Bir sürü dolandırıcı bana İngilizce e-mail gönderiyor. Eminim bu yazıyı okuyan herkese de bu maillerden geliyordur. Sanırım hemen herkes bu mailleri bazen bir tebessümle, bazen de kızgınlıkla siliyordur.Bu maillerden birini refleks olarak silerken, ilginç bir içeriğinin olduğunu fark ettim.Bir kere çok dokunaklı yazılmıştı.

 

Uyku sırasında saldırganlık

Eylül 2007

   Vahşetin Çağrısı

 Ölmek!Uyumak gibi bir şeydir, belki de rüya görmek gibi bir şey! Ama o ölüm uykusunda nasıl rüyalar görürüz? İşte bu düşünce ve    korku bizi yaşamaya mahkûm ediyor. (Shakespeare)

 

Hayatım Senindir

Ağustos 2007

 

Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit’in başrollerini oynadığı 1971 yılında çevrilen bu film, Yeşilçam filmlerinin birçok özelliğini    gösterir. Murat (Ediz Hun) kör olur. Daha sonra bir ameliyatla gözleri açılır.

 Kötü adam Kenan (Aydın Tezel), Leyla’nın (Hülya Koçyiğit) içkisine yabancı bir madde karıştırır.

 

Dostoyevski

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Ağustos 2007

 

Dostoyevski, Budala Romanı ve Mışkin’in ruhsal acılarından kurtulma çabası

Raskolnikov (Suç ve Ceza) tefeci kadını vahşice öldürür. Tefeci kadın negatif anne sembolü olarak düşünülebilir. Dolayısıyla babanın bilinçdışı suçlaması gerçekleşir. Raskolnikov anne sembolünü öldürerek, babanın eşini yok eder.

 

Oğullar Ve Sevgililer

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Temmuz 2007

 

Sorulması gereken ilk önemli soru, Gertrude bu kadar nefret edeceği bir adamı neden kendisine koca olarak seçmiştir? Bu soruyu aslında pek çok insana sorabilirsiniz. Size şöyle yanıtlar vereceklerdir: onu tanıyamamışım, bildiğim, anladığım gibi biri değilmiş, sonradan değişti vs vs.

Aslında bu cevaplarda insanın kendi derin gerçeğinden kaçışını ve hayat karşısında daha zayıf bir psikolojik pozisyonu yeğleyişini görürsünüz.

 

Tarihte Babalar ve Oğullar

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Haziran 2007

 

Ünlü ve başarılı babalarının oğullarının büyük bir gerilim yaşadıklarını düşünürüm. Babalarının aile içinde göklere çıkarılan başarılarını, oğulların geçmesi imkansız gibi görünmektedir. Bu oğullar ya babalarının işinden başka bir işle ilgilenirler veya babalarının işi ile iki duygulu, çatışmalı ilişki kurarlar.

 

Yaratıcılık  Üzerine

Dr.İlker Özyıldırım

Mayıs 2007

Yaratıcılık nedir? İnsan neden yaratır?Yaratıcılık sosyal / psikolojik olarak nereye yerleşir? Yaratıcılığın işlevi nedir? Yaratıcılık süreci nasıl işler? Yaratıcı kişinin başat özellikleri nelerdir? Yaratıcı kişi hasta mıdır?

Psikodinamik

Açıdan Hamlet

Dr.İlker Özyıldırım

Mayıs 2007

 

Freud dünya edebiyatının üç önemli eserinin babaya karşı veya baba yerine geçen amcaya karşı öfke ve düşmanlık duyguları ile ilgili olduğuna dikkat çekmiştir. Bu üç ünlü eser,  Karamazof Kardeşler, Hamlet ve Kral Oedipus Tragedyası’dır.

Psikanalizin ortaya çıkışında çocuklar ve ebeveynleri arasında sevgi dolu olduğu kadar gerginlik de içeren ilişkinin içeriği çok önemli olmuştur.

 

Kendine Güven

Psikolog Figen Nas Sağlam

Nisan 2007

 

Hakan toplantı salonuna girer. Daha başlangıçta soluğu kesilmiştir ve ter içindedir. Tavırları beceriksizcedir. Tek bir düşüncesi vardır: Bu toplantıyı bir an önce atlatmak.

 

Çocuklarda Depresyon/Ergenlik

Psikolog Figen Nas Sağlam

Nisan 2007

 

Çocuklarda depresyon önemli bir konudur. Ancak çoğu zaman anlaşılamamakta ve başka durumlarla karıştırılmaktadır / Ergenlerle yaşam her zaman tozpembe değildir. Atmosferi hafifletmek için birçok yol vardır.

 

Stres ve Sınav Stresi

Psikolog Figen Nas Sağlam

Mart 2007

 

Sınav öncesi çok iyi çalıştınız. Birden çok önemli bir konuyu çalışmayı unuttuğunuzu öğreniyorsunuz, stresiniz artıyor…

Babalar Sınırları Koyar

Psikolog Figen Nas Sağlam

Şubat 2007

 

Sınır konmayan çocuk özgür değildir. Çünkü güdülerinin esiri olmuştur. Mutlu bir çocuk değildir. Çünkü endişelidir.

 

Terapi Günlükleri

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Şubat 2007

Halis Bey otuzlu yaşlarda, iki çocuk sahibi, üniversite mezunu bir kişiydi. Son bir kaç yıldır çalıştığı işte eskisi kadar başarılı olamıyordu.

Alkol Bağımlılığı

Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu

Şubat 2007

 

Bu sabah yalnız uyandım / Sensiz olmaz, sensiz olmaz / Tanıdık kokular yok / Sensiz olmaz.

Anlaşılan alışmışım / Sensiz olmaz, sensiz olmaz… (Bülent Ortaçgil)

terapisi / Çocuk ve boşanma

Psikolog Figen Nas Sağlam

Ocak 2007

 

Her ilişkide mutlu dönemler olduğu gibi zor dönemler de olabilir. Bazıları sorunları ifade etmek yerine boşanmayı tercih eder. Boşanma eş ve çocukların hayatında bir dönüm noktasıdır.

Sorular,sorunlar

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Ocak 2007

 

Hasta bir arkadaşım var,ona nasıl davranmalıyım? Geceleri dişlerimi gıcırdatıyorum bu bir hastalık mıdır?  İlişkimle ilgili sorunlar yaşıyorum, ne yapmalıyım? İntihar girişimlerim oldu … Olaylarla başa çıkamıyorum   

Vaginismusun anlamı.

(cinsel ilişkiye girme ama korkarak ilişkiyi reddetme)

Dr.İlker Özyıldırım

Kasım 2006

 

Annenin kızına ilettiği eksiksiz mesaj, annenin babayla bir cinsel hayatı olduğunun anne tarafından kabulünü ve babayla aşk/cinsel hayat yaşamanın annenin alanı olduğunu içermelidir, bu kız çocuğun geleceğini tasarlamasını sağlar. Bu olmadığında anne-kız arasında erkeği dışlayan ve onu yalnızca tehdit edici ve anlamsız bir iktidar rolü tanıyan kadınsı suç ortaklığı gelişir

Savunma

Mekanizmaları

Psikolog Figen Nas Sağlam

Kasım 2006

 

Artık evlenmek istiyorsunuz.İyi bir işiniz var.Her şey yolunda.Ancak,bir türlü bu gerçekleşmiyor .Karşınıza hiç anlaşabileceğiniz gibi biri çıkmıyor.Bu açıklama yeterli mi?bunun nedeni,belki de sizin babanızla yaşadığınız ve henüz çözümleyemediğiniz bir çatışma olabilir mi?

 

Psikiyatrik ilaçları kullanmayı neden reddediyoruz?

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Ekim 2006

 

Hayatın Anlamı Var mı?

Hayatın bir anlamı olup olmadığı gibi tuhaf bir soruyu ancak biz insanlar sorabiliriz.

Görüştüğüm insanlardan pek çoğu güçlü bir şekilde hayatın ne kadar anlamlı olduğunu bana hissettirmiştir.

 

Çocuk Ve Sosyalleşme

Psikolog Figen Nas Sağlam

Ekim 2006

 

Okulların açıldığı bu günlerde, çocuk “yetiştirme” sorunlarına yeniden bir bakalım mı? Çocukları daha mutlu görmek için hepimiz istekliyiz. Ama bu isteğimizin gerçekleşmesi için çocukların dünyasını daha çok anlamamız gerekiyor.

 

Maslow ve

İhtiyaçlar  Hiyerarşisi

Psikolog Figen Nas Sağlam

Eylül 2006

 

Maslow,1 nisan 1908’de New York’da doğdu. Yalnızlık,aşağılık duyguları,depresyon ve mutsuzluk dolu bir çocukluk ve delikanlılık dönemi geçirdi.Nefret dolu ve itici bir kadın olarak gördüğü annesini hiç sevemedi;hatta öldüğünde cenazesine bile gitmeyi reddetti.

İlişkiler.. İlişkiler..

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Eylül 2006

 

AĞIT: annem mi bir kadın/ geciken bir kadın gece yatısına /ölüm  kendini göstereli babamın saçlarından/ günübirlik bir kadın/ Üsküdar’la İstanbul arasında / babamdı sakalıydı babamın / bir akşam göle batırdı / çıkmamak üzere bir daha / hepsi de ekmek kokardı sayısı unutulan parmaklarının / akşam bir attır bütün ülkelerde / serin esmer bir attır / terkisine çocukların bindiği (Kemal Özer)

 

Motivasyon

Psikolog Figen Nas Sağlam

Ağustos 2006

 

20. ve 21. yüzyılda çalışma ve iş hayatı bireyin yaşamının en önemli öğesi olmuştur .Çalışan,zamanının büyük bir bölümünü işte ve iş arkadaşları ile geçirmektedir.Neredeyse ailemize veya arkadaşlarımıza ayırdığımız sürenin kat be kat fazlasında iş arkadaşlarımızla birlikteyiz.

 

Deprem

Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu

Haziran 2006

 

99 Depremi sonrası değişen hayatlar, gençler ve çocuklar depremden nasıl etkilendiler? 17 Ağustos Marmara Depremi’nden 1 yıl sonra deprem bölgesine gittiğimde depremin izlerinin hala kaldığını gördüm. Bina enkazlarının büyük bir bölümü kaldırılmıştı.

 

Psikiyatrik Hastalıklar

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Mayıs 2006

 

Gerçekte psikiyatriste gelen insanlar özellikle de kendi istekleri ile gelmişlerse, toplumun en yeniliklere açık, en girişken ve kendi ile yüzleşmeye hazır en cesur kesimleri içinden geliyorlar.

 

Bilinçdışı

Sos.Hiz.Uzm.Özlem Boğoçlu

Nisan 2006

 

Bilinçdışı veya bilinçaltı veya şuuraltı dediğimiz kavram bize neyi anlatıyor.

Freud’un bu konudaki görüşlerinin kısa bir özeti ...

Kişilik Özellikleri

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

(2006)

 

  Sevdiği kadını öldürecek kadar şüphe ve paranoyanın etkisi altındaki bir adam düşünün. Şüphe ve paranoya eğer kısa zamanda geldiği karanlığa dönmezse, her şeyi yakan bir canavara dönüşüverir ... 

Sevgililer Günü

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

Şubat 2006

 

“ne olur kim olduğunu bilsem pia nın, ellerini bir tutsam ölsem; böyle uzak uzak seslenmese, ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese”... (Attila İlhan)

Psiko-Analiz Neden Gerekli?

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

(2006)

 

  Kader var. Çünkü bizim seçmediğimiz bir dünyaya ve insan ilişkilerinin içine doğuyoruz. Miras olarak aldığımız bir genetik yapımız var. Yine miras olarak aldığımız psiko-dinamik bir yapımız var. Ne ruh dünyamızı ne genetik yapımızı seçme özgürlüğüne sahibiz.

Erik Erikson Ve

İnsanın Sekiz Çağı

Psikolog Figen Nas Sağlam (2006)

 

  Hayatımızın her dönemini birbirinden farklı bir şekilde yaşıyoruz.Ama bu değişimin ve dönüşümün genellenebilir ortak yanları var gibi gözüküyor. Psikolog Figen N.S. Erikson’un teorisini özetliyor.

Hansel Ve Gretel İle Suç Sevenler

Psikolog Burcu Kıvrak (2006)

 

Bir çocuğun dayanabileceği kadar gerilimli ama hafızasından zor çıkartabilecek kadar etkili bu masal“Gerçek bir masal, her vakit, derinlik psikolojisini temel alan tedavi sürecinin bir öyküsüdür”

Hasta mı ?  Damgalanmış İnsan

mı ? Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

(2006)

     Hastaya hasta olduğu söylenmeli mi ? Şizofren teşhisi almış bir kimseye hastalığı söylenmeli mi ?

Manik depresif hastalığı olan bir kimseye hastalığı söylenmeli mi ? Bir hasta benim teşhisim ne diyince ne yapmalıyız ?

Psikoterapi  Nedir?

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr)

(2006)

 

Psikoterapiye kimler gitmeli?  Analitik psikoterapinin farkı nedir? Terapide süre ne kadardır?

“İyileşme ” ne kadar zamanda olur?Psikolog ne demek psikiyatrist ne demek?Psikoterapiyi kimler uygular?Terapiyi insanın yakınları ile dertleşmesinden ayıran özellikler nelerdir?Bir seansın süresi ne kadardır? Başka kurallar var mı?Terapist bana ne yapacağımı mı söyleyecek?Davranışçı terapi ne demek? Analitik terapinin varacağı son nokta nedir?Ruh hastalıkları nasıl oluşuyor?

Rüyaların Anlamı

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) (2006)

 

Freud’un “Irma” rüyasının analiz edilmesi.

Bu yorumu okursanız, kendi rüyalarınızı yorumlamak için önemli bir adım atmış olacaksınız. Rüyaların dilini öğrenmek, kendimizi anlama çabasında önemli bir katkı sunuyor..

 

Yas ve Vamık Volkan (2006)

Giden sevdiklerimizin ardından “Herkesin tuttuğu yas kendi parmak izi gibidir” Dr. Vamık Volkan /  Volkan’ın Türkçe  kitapları 

 

Freud Düşüncesi (2006)

    Sigmund Freud’un hayatından küçük notlar ve bazı kitapları

 

Ölümsüz Atatürk

Figen Nas Sağlam (Psikolog) (2006)

 

   “ Ölümsüz Atatürk”,Vamık D. Volkan ve Norman Itzkowitz tarafından kaleme alınmış ulu önderimizin psiko-biyografisi.” Mustafa Kemal’in ilk düş kırıklığı, bebeğine yeterli anne sütü veremeyen kederli bir anneye sahip olması dolayısıyla yaşanmıştır. Anne kederlidir, çünkü Mustafa Kemal’den önce 3 bebeğini kaybetmiştir.

 

Yas/Kayıp Hakkında

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatr) (2006)

Ruhumuz kendi kişisel çabamızla da bir bütünlük oluşturan karmaşık dinamik bir sistemdir. Onunla temas eden küçük bir nesne de ruhumuzda yankısını bulur. Ama büyük bir olay onu zorlar, parçalanmasına, yaralanmasına, çocuk halinle dönüşmesine, içe kapanmasına vs vs neden olur.

 

Psikoterapi

Figen Nas Sağlam Psikolog (2006)

 

  Modern yaşam ve terapi : 21.yüzyıl insanı, ”bilgi ve teknoloji toplumunun” bir parçası ve ürünü. Bazı açılardan bakıldığında çağımız insanı şanslı gibi görünüyor...

Einstein

Cihan Kara Öğrenci (2006)

 

  Albert Einstein biyografisi ; ‘Konfor ve mutluluk benim için asla ulaşılması gereken amaçlar olmadı…’

 Topraklarımız

 Cihan Kara Öğrenci (2006)

 

Topraklarımıza baktığımız zaman, ülkemizde 28 milyon hektar tarıma elverişli arazinin sadece 8,5 milyon hektarı  sulanabilir  vasıftadır

Erkeklik Üzerine

Can Boğoçlu Öğrenci (2006)

Foucoult’nun tanımına göre iktidar, çift yönlü bir sistemdir ve hem iktidar sahibi olan üzerinde hem de bu iktidar karşısında ezilenin üzerinde, kendi varlığını sağlamlaştırmak amacıyla belirgin bir baskı kurar.

 

Sonsuzluğun Kıyıları

Dr. Ali Yalçın Gök

Göz Hastalıkları Uz (2006)

 

Bodrumda bir evren yaratmak

Aşağıdaki satırlar okumaktan büyük keyif aldığım “SONSUZLUĞUN KIYILARI” adlı kitaptan alınmıştır (Yazar: Adrian Berry, TÜBİTAK). İçeriği karşılıklı bir mektuplaşmadan ibaret.

Freud ve Lacan

Fiona Faraci  Psikolog

Aralık 2003 / Yayın tarihi 2005

Dilbilim, Freud ve Lacan  “İnsan ruhlarının birbirlerinden bu denli ayrı olduklarını tanımak yaşamımın en şaşırtıcı deneyimlerinden biri olmuştur…”

Gasp

Fatih Başoğlu Öğrenci

(2005)

 Son birkaç yıldır neredeyse hız kesmeden artan gasp olayları kanunsal önlemlere rağmen hala tam bir çözüme ulaşmış değil.   

Babam ve Oğlum

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı )

(Aralık 2005)

         Babam ve Oğlum-Çağan Irmak Sineması

Zeka ve yıkıcılık

Dr.Kubilay Boğoçlu  (Psikiyatri Uzmanı)

(Ağustos 2005)

 Burada belki en fazla önemsememiz gereken nokta,  insanların rekabet ederken birbirlerini yok etmeyecekleri bir insanlık kültürünün oluşmasının iyiliğine inanmak. Genlerimizdeki içgüdüler bizi rekabete zorluyor.İlkel yanımız bize “kendi yaşamımızı” kurmak için diğerlerini baskı altına almak ve gerekirse yok etmeyi dikte ediyor.

 

Hayalet Korkusu

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı) 

(Temmuz 2005)

        Hayalet korkusu   / Suç, ceza ve ABD

Barbarlar, varoştakiler, trafik canavarları Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı ) Mayıs 2005

 

  Barbarlar, varoştakiler, trafik canavarları Doksanlı yıllarda, Cezayir’den Fransa’ya uçak kaçıran korsanlar, ilk kurbanlarını kolayca öldürdükleri halde, daha sonra insanları öldürmeye çalışırken zorlanmaya başladılar. Uçağın yardımcı pilotu bu durumu şöyle açıklıyor. Korsanlarla aramızda bir ilişki kurulmuştu

 

 İrvin Yalom ve Sigmund Freud

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı )

(2005)

 

 

Psikanaliz yazıları: Freud’da görmeye alıştığımız gelişimsel bir kuramdır. Her aşama bir sonraki aşama ile bağlantılı her parça ise bütün ile bağlantılıdır. Yalom’un yazılarında Freud’un “ihmal ettiği” şeyler yeniden önemsenir.

 

Hayvan Aklı

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı )

(2005)

 

Hayvan Aklı:Memeliler daha ilkel-ilksel hayvanlardan (böcekler, sürüngenler) farklı olarak “oyun oynar “

Memeli yavruları, köpekler, kediler, balinalar, yunuslar, primatlar vs oyun süreci içinde kendi hakikatlerini yaratırlar.

İzlenimler

Dr.Kubilay Boğoçlu (Psikiyatri Uzmanı )

(2005)

İzlenimler: Hızlı çoğalabilen ve oldukça basit bir yapıya sahip olan meyve sineğinin erkekleri, kendi alanlarını korumak için, alanlarına giren diğer erkek sineklerle “yumruklaştıklar”.