http://psikiyatrivehayat.com

 

 

Zalim ve soğuk sevgililer

02 Kasım 2009 Pazartesi

 

 

Bayan Y. ikinci kızını doğurdu.  Kocası ile geçirdiği güzel ve mutlu günler evliliğin ilk yıllarında kalmıştı. Aklından boşanma düşüncesinin geçmediği birkaç gün bile olmuyordu. Kocasının iflah olmaz bencil bir adam olduğunu düşünüyordu.

Özellikle ikinci kızın doğumundan sonra adam eve mümkün olduğu kadar az gelmeye başlamıştı. Bayan Y. annesine ve kayınvalidesine şikâyette bulundu ama durum değişmedi. Bayan Y kızını büyütmeye çalışırken, adam kendi arkadaşları ile balık avlamaya, tatile veya her zaman gittikleri kafeye gidiyordu.

Kadın, çocuğun bütün ihtiyaçlarını tek başına karşılıyordu. Ağlayan ve huzursuz bir çocukla tek başına kalmıştı.

 

Bayan M. düzenli olarak kocasına yemek yapıyordu. Bayan M.nin kızı, arkadaşları için bir okul partisi vermeye karar verdi. Kadın, kızının partisi için hazırlıklar yapmaya başladı. Bu hazırlıkları yaparken, kocasına yemek pişiremedi. Kocası bu durumdan yakındı ve karı koca kavga ettiler. Bayan M, kocasının bencil bir insan olduğunu düşünüyordu. Onunla birlikte pikniğe gitmek, sinemaya gitmek, bir sosyal faaliyette bulunmak mümkün olmuyordu. Adamla hoşlanarak yapabildikleri tek şey birlikte havuza gitmekti.

 

Bay E. çok güzel bir kadınla tanıştı. Kadın nefes kesici bir güzelliğe sahipti. İlk haftalarda mutluluktan başı dönüyordu. Etkileyici, zeki, atılgan bir kadındı. Birkaç hafta sonra kadının aslında ne kadar kendi kendisi ile ilgili bir insan olduğunu anlamaya başladı. Sevgilisi bencil bir insandı. Sanki bütün dünya onun çevresinde dönüyordu. Psikolog arkadaşları ile yaptığı görüşmeler ve sohbetler sonucunda, sevgilisinin narsistik-histriyonik kişilik bozukluğu olduğunu düşündü.

 

Bencillik ve zevk (haz) ilişkisi

Bayan Y. evliliğin ilk yıllarında kocası ile mutlu zamanlar geçirdi, ama şimdi durum bambaşka.

 

Biz bütün insani faaliyetlerimizden bir zevk (haz) alırız. Yani en temelde haz duymayacağımız hiçbir insani faaliyete girmeyiz.

Daha önce Bayan Y. ve kocası ortak yaşantılarından haz alabiliyorlardı. Ama şimdi ilişkilerinde bir yarılma (bölünme) oldu. İki taraf da ayrı ayrı kişilerle zevk alacakları faaliyetleri tercih ediyorlar. Bayan Y. kızı ile kalmayı tercih ederken, adam arkadaşları ile zaman geçiriyor. Belki Bayan Y.’nin zevk aldığı kişi olarak kızı ile birlikte zaman geçirmesi bir tercih gibi durmuyor. Zaten bencili bencil yapan nokta burası gibi görünüyor. Yine de Bayan Y.’nin kızı ile birlikte olmayı “tercih ettiğini” söyleyebiliriz.

Basit olarak ilişkideki bu yarılma (bölünme), Bayan Y.’nin kocasının bencil olarak tanımlanmasına neden olmuştur.

Bencilliğin bedensel hazla ilgili kısmı işte böyle özetlenebilir. İlişkideki bu bölünme ya yeni bir birleşme ile çoğu zaman da bir ayrılıkla sonuçlanır.

Bay E.’nin ilişkisinde ise bir bölünmeden (yarılmadan) söz edemeyiz. Çünkü ilişki daha henüz başlamaktadır. Büyük olasılıkla bu ilişki bitecektir.

 

Bölünme (Yarılma) neden oluyor

Bencilliğin hazla ilgili yanı basit bir şekilde tanımlanabilir. Ama dinamik yanı, neden iki insanın artık zevk almak için birbirlerini tercih etmedikleri sorusunun cevabı karmaşıktır.

Karı koca ilişkisinde bu yarılmayı ortaya çıkaran yaşantılar niçin oluyor? Örneğin, çocuğun dünyaya gelmesi, aile içi dengeleri sarsar. Çoğu zaman çocuk bir sevinç ve neşe kaynağı olur. Ama çocuğun dünyaya gelişi olumsuz olarak algılanıyorsa, ilişkilerde yıkıcı bir etki yaratabilir ve ilişkilerde bölünme olabilir. Aile bireylerinden birinin hastalanması ve uzun süreli bakıma ihtiyacı olması, ilişki dengesini sarsarak bölünmeye neden olabilir. Eşlerden birinin eski hayallerini gerçekleştiremeyeceğini anlaması ve kendi içinde bir deprem (kırılma yaşaması), eski hayatını sorgulamasına neden olur. Böyle bir sorgulama sonucu ilişki bölünebilir. Bu örneklerin dışında da ilişkileri bölen pek çok neden olabilir.

 

Bilinçdışı ve bencillik

 

İnsanlar anne ve babalarının bilinçdışı fantezilerini gerçekleştirmeye çalışırlar. Örneğin Bay A.’nın dominant bir annesi vardır. Babasının ezik bir insan olduğunu düşünür. Bay A. kendine “kontrol altına” alabileceği bir eş seçer. Evliliğin ilk yıllarında nerdeyse kadını dövecek kadar korkutur. Ama daha sonra kadın Bay A. karşısında etkin bir pozisyon alır ve Bay A. evlilik ilişkisinde babası gibi pasif bir pozisyonu kabullenir. Böylece Bay A. kaçmaya çalıştığı babasının kaderini yaşamaya başlar.

İşte evliliğin birinci ve ikinci dönemi birbirinden ne kadar farklı olmuştur. Bay A.’nın evliliğin ikinci döneminde eşinden ayrılma olasılığı vardır. Ama bir şekilde ilişki devam eder. Babasının yapamadığı şeyi kendisi de yapamamıştır. Dolayısıyla bu içsel bir karmaşayı yeniden ortaya çıkarır. İlişkide bir bölünme ortaya çıkar. İki taraf birbirini suçlar.

 

Bölünme engellenebilir mi?

 

Bencilliğin ortaya çıkaran şeyin ilişkideki bölünme olduğunu düşünüyorum. Peki, bölünme engellenebilir mi?

 

terapisi için görüştüğüm genç bir çift vardı. Adam ve kadın birbirlerini seviyorlardı. Ama yine de birbirlerine karşı öfke hissediyorlar, bazen birbirlerini acımasızca eleştiriyorlardı.

 

Onlara şu açıklamayı yaptım: belki birbirinizin sevgisine güvenerek sürekli birbirinizi yaralıyorsunuz, ama öyle bir an gelecek ki artık ikinizden biri bu durumu kabullenmek istemeyecek.

 

Zeki insanlardı ve aslında kendilerinin de düşündüğü bir şeyi su yüzüne çıkarmış oldum. Bu konuşmanın oldukça etkileyici olduğunu daha sonraki seanslarda anladım. Öfkelerini daha kontrollü bir şekilde ifade ettiler.

 

İlişkiden eski “zevki” (tadı) alamıyorsanız, bölünme başlamış demektir. Bunun için bir an önce harekete geçmek gerekir. Eşinize ulaşacak yeni kanallar açmak bölünmeyi engelleyebilir. Birlikte bir durum değerlendirmesi yapılabilir. En etkili çözüm ilişkinin kalitesini düşüren nedeni karşılıklı konuşmaya çalışmaktır. Karşılıklı konuşma sonuç vermezse, karı ve kocaya karşı tarafsız davranacak bir arkadaştan veya bir aile büyüğünden destek istenebilir. Bütün bu girişimlere rağmen kısır döngü devam ediyorsa bir terapistten yardım almayı düşünmek gerekir.

 

Dr.Kubilay Boğoçlu

Psikiyatri Uzmanı

 

http://psikiyatrivehayat.com