Depresyon nedir?
Mani nedir?
Depresyonda
kişi kendini üzüntülü, boşlukta, hissedebilir.
Önceden sevdiği uğraşılara karşı belirgin bir isteksizliği
vardır. Örneğin, futbol oynamaktan hoşlanan biri futbol maçı seyretmek veya
oynamak konusunda eskisi kadar istekli olmayabilir vs..
İstek kaybının yanı sıra, daha önceki yaşantılarında
aldığı zevki şu anda almaz.
Depresyonda iştah ve kilo ile ilgili değişiklikler
olabilir. Genellikle iştah azalması olurken bazen de artma olabilir.
Kişinin uykuları bozulmuştur. Eskisi kadar dinlendirici
bir uyku uyuyamaz.
Geceleri uykudan uyanabilir. Uykuya dalmakta zorlanabilir.
Sabahları alıştığı saatten erken kalkabilir.
Genel bir durgunluk hali sıkça gözlenir. Bu davranışlarına
da yansır. Ama bazen tam tersi kişi sinirli huzursuz ve aceleci olur.
Kişi kendini yorgun, bitkin hisseder.
Değersizlik, suçluluk düşünceleri olabilir. Veya normalde
kendini suçlamayacağı şeylerle kendini suçlar.
Ortada büyük bir hata yokken kendini günahkar
hissedebilir.
Unutkanlık, sıkılganlık şeklinde ortaya çıkan dikkat
dağınıklığı da görülebilir.
Yemeği ocakta unutmak. Bir iş yaparken aklına başka
şeyler geldiği için o işi yapmakta zorlanmak vs.
Ölsem de kurtulsam şeklinde ölüm düşünceleri olabilir.
İntihar düşünceleri olabilir...
Bütün bunların sonucu kişi işyerinde çalışmakta, normalde
rahatlıkla yaptığı işleri yapmakta zorlanır veya yapamaz.
Bütün bu özellikler eğer bir yakınınızı kaybetmişseniz de
ortaya çıkabilir. Ama bu durumu normal bir yas tepkisi olarak değerlendirmek
gerekir. Ama bu durum haftalarca devam eder ve gittikçe daha da kötüleşirse o
zaman yas tepkisinin depresyona dönüştüğü düşünülebilir.
Depresyonun pek çok şekli vardır.
Yukarda çizdiğimiz tablo çok kısa süreli olursa bunu bir
hastalık olarak ele almayı düşünmeyebiliriz. İki haftadan daha uzun süren,
hatta haftalarca veya aylarca süren bu durum bize alıştığımız klasik depresyonu
gösterir.
Bunun tablonun adı major
depresyondur. Buradaki major kelimesi büyük veya
önemli anlamında kullanılır.
Ama birkaç günlük depresyonların da klinikte bir anlamı
olabilir.
Mani ise depresyonun tam tersi bir tablodur.
Kişi çok canlı hareketli dışa dönük bir ruh hali
içindedir.
Kendini her zaman olduğundan daha yetenekli, daha başarılı
bulur.
Çok enerjiktir. Yorulmak bilmez, uyku gereksinimi
azalmıştır.
Konuşma miktarı çok artmıştır.
Manik tablonun depresyonla ortak
noktalarından biri. İkisinde de dikkat dağınıklığı vardır. Bu kadar canlı ve
enerjik bir insanın dikkati de dağınık olunca ortaya daldan dala atlayan,
fikirlerin havada uçuştuğu bir konuşma ve düşünme şekli çıkar.
Genel olarak kişinin etkinliği artmıştır. Eğlencelere
katılmak isteyebilir. Ör: İstanbul’dan taksi tutarak Bodrum’a gitmek
isteyebilir. Ama organize ve planlı bir amaca yönelik etkinliği yapmakta
zorlanır veya yapamaz.
İnsanlara iyilik yapmak isteyebilir. Normalde cimri biri
iken, bütün parasını Taksim meydanında o sırada oradan geçmekte olan insanlara
dağıtabilir.
Sanırım bir iki sene önce şöyle bir haber çıkmıştı, belki
siz de hatırlarsınız, bir Japon milyarder, bir kuleye çıkarak oradan aşağı
yüklü bir miktarda para atmıştı.
Eski tabirle manik – depresif , yeni
tabirle iki-uçlu veya iki kutuplu (bipolar) hastalık
ise depresyonun ve maninin birbirlerinin peşi sıra geldiği durumlardır.
Bir kişide tek başına manik bir
tablo veya tek başına depresif bir tablo bulunabilir
veya bunların ikisi bir arada bulunabilir.
Manik depresif hastalık bir veya birkaç gün içinde
olan değişiklikleri göstermez.
Bu bahsettiğimiz tablolar haftalar içinde oluşur.
O yüzden eğer bir gün veya birkaç gün içindeki
değişimlerden bahsediyorsak, o zaman daha değişik bir çerçeve içinden bu durumu
değerlendirmek gerekir.
Dr Kubilay Boğoçlu
Psikiyatri Uzmanı