04 Kasım 2007 Pazar
FRANSIZ TEĞMENİN KADINI
“Dikip batıya gözlerini
Denizde bir noktaya
Sert olsun olmasın rüzgâr
Hep dururdu orada
Büyülenmiş gibi;
Sadece oraya
Mıhlanırdı gözleri
Başka yerde yoktu asla
O noktanın sihri.”
(Hardy,
”bilmece”)
Sarah
gözlerini denize dikmiştir. Roman böyle başlar. Herkes onun Fransız Teğmeni
beklediğini sanıyordur. Belki başlangıçta kendisi de Fransız Teğmeni
bekliyordur.
John Fowles
Fransız Teğmenin Kadını isimli romanında tutuculukla ün yapmış olan Viktorya döneminde yaşanan aykırı bir aşk öyküsünü
anlatmıştır.
Romanla ilgili yazılan yorumlar;
romandaki gizem, Charles’ın Sarah’ı bulacağına olan
inancı ve iki kahraman (Charles ve Sarah) arasındaki
gerilim üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Yazar karakter ve olayları
anlatırken ruhsal çözümlemelerden de yararlanmıştır.
Sarah Woodruff bulunduğu kasabada Fransız Teğmenin Kadını olarak
bilinmekte ve bu isimle tanınmaktadır.
Sarah içinde yer aldığı sosyal
sınıfa göre iyi bir eğitim alıp mürebbiye olmuştur. Sarah’ı
kendi sosyal sınıfından zorla çıkaran babası, bir üst sınıfa itme gücünden
yoksundur. Sarah içinden çıktığı sınıfın erkekleri
için evlenilemeyecek kadar seçkin görünür olmuş, içine girmeye niyetlendiği
sınıfın erkekleri içinse çok basit kalmıştır.
Sarah mutlu bir ailenin
yanında mürebbiye olarak çalışmaktadır. Aile Sarah’a
çok iyi davranmaktadır. Ama daha sonra Sarah bu mutlu
manzarayı her gün izlemeye dayanamadığını söyler. Hatta “orada kalsaydım
intihar edebilirdim” der. Sarah’ın böyle hissetmesi
ilginç bir durum oluşturuyor.
Sarah Bayan Poltney’in yanında çalışmaktadır. Bayan Poltney
yanında çalışanlara karşı son derece despotça davranan, huysuz bir ihtiyardır.
Poltney’in yanında çalışma işini Sarah’a papaz
bulmuştur. Bayan Poltney’in yanında çalışarak sanki Sarah günahlarının cezasını çekmektedir. Bu günahların
bilinçdışındaki suçluluğu sembolize ettiğini düşünüyorum. Bayan Poltney’in yanında kalırken, Sarah
tekrar mutlu ailenin olduğu eve çağırılır. Ama Sarah
bu teklifi reddeder.
Doktor, Bayan Poltney’in
yanında yaşamanın ne kadar güç olduğunu bilir ve Sarah’ın
o evden uzaklaşmasını ister. Hatta çok mutlu bir aile yaşantısı olan doktor
arkadaşının yanında Sarah için bir iş bulur. Sarah’a bu mutlu ailenin yanında mürebbiye olarak
çalışabileceğini söyler. Ama Sarah bunu da kabul
etmez.
Romanda en çok ilgimi çeken bölümler doktorun Sarah hakkında yaptığı ruhsal yorumlar olmuştu.
Sarah kendisini sürekli
mutsuz hisseder, konuşmaz, sebepsiz yere ağlar. Doktor onun melankoli hastalığına
yakalandığını düşünür. “Mutsuzluk ona mutluluk veriyor.” “ İyileşebilirdi, ama
iyileşmek istemiyor ki… İlaç almayı reddetmek gibi bir şey bu yaptığı” der.
Doktor, Sarah’ın
Bayan Poltney’in evinden kendini, bilinçli bir
şekilde kovdurttuğunu düşünmektedir. Bunun nedeni de kurban olarak seçtiği
Charles’ın kendisine daha çok acıması ve daha çok ilgilenmesini sağlamaktır.
Nitekim doktorun bilinçli bir şekilde
kovdurulduğunu Sarah da itiraf etmiştir. Bayan Poltney’in evinden kovulabilmek için kendisi için
yasaklanan bir şeyi yapmıştır. Çayıra gitmiştir. Bayan Poltney
onun çayıra gitmesini yasaklamıştı.
Doktor, Charles’ı Sarah’la
ilişkiye girmemesi için uyarır. Doktora göre Sarah
kendisini zavallı göstererek, karşısındakinin kendisine acımasına neden
olmaktadır. Hatta karşısındaki kişiyi kurban durumuna düşürebileceğini söyler.
Roman bu yorumu hatırlatacak şekilde
bitmiştir. Charles aylar boyunca Sarah’ı arar. Kafasında
canlandırdığı bir Sarah vardır. Sarah’ın
yoksul koşullarda yaşadığını, hayatından memnun olmadığını düşünmektedir. Bu
düşünce Charles’ı üzer.
Romanın sonunda Sarah’la
karşılaştığında onun yoksul olmadığını, oldukça güzel koşullarda yaşadığını
görür.
Sarah, Charles’ın evlenme
teklifini reddeder. Charles aslında
kendisinin zavallı konumunda olduğunu fark eder.
Özlem Boğoçlu
Sosyal Hizmet Uzmanı
Romanın Özeti
Sarah yoksul bir ailenin
kızıdır. Babası çok para kazanmak ve üst sınıfa yükselmek istemektedir. Bu
arzusunu kızının okumasını sağlayarak gerçekleştirmeyi düşünmektedir.
Babası öldükten sonra Sarah,
T.Ailesinin yanında mürebbiye olarak çalışmaya başlamıştır. T.Ailesi mutlu bir
ailedir.
Papazın anlattığına göre; T.Ailesinin yanında
çalıştığı günlerde bir Fransız gemisi fırtına sonucu karaya vurmuştur. Bay T.
bir deniz subayıdır ve Fransız gemisi mürettebatlarından biri olan geminin
teğmenini eve getirir. Teğmenin bacağı kırılmıştır. Özellikle Fransızca bildiği
için teğmenle Sarah’ın ilgilenmesini ister. Sarah ve teğmen birbirlerinden hoşlanmışlardır.
Teğmen iyileşince memleketine dönmek için yola
çıkar. Bir hafta boyunca limana gidip yola çıkacağı gemiyi bekler. Sarah da onun peşinden limana gider. Orada teğmen, Sarah’a memleketindeki işlerini yapıp döneceğini söyler. Döndüğünde
Sarah’ı da memleketine götüreceğine dair söz verir.
Bunun üzerine Sarah T.Ailesinin yanına dönmeyip Lyme’da kalır ve denize bakıp teğmenin geleceği gemiyi
bekler.
Charles’ın ailesi zengindir. Kız kardeşi ve
annesi Charles bir yaşındayken ölmüştür. Bu ölümlerden sonra babası teselliyi
kumarda ve barlarda bulmaya çalışmıştır. Çok sevdiği oğluna şefkat gösterememiş
ama iyi bir eğitim almasını sağlamıştır.
Charles’ın babası ellili yaşlarda ölmüştür.
Charles’ın hiç evlenmemiş bir amcası vardır. Amcası Charles’ın evlenmesini
istemektedir.
Charles’ın nişanlısı Ernestina,
ailede tek çocuktur. Ailesinin bunaltıcı ilgisine katlanarak büyümüş, en ufak
öksürüğü bile doktorları başına toplamaya yetmiştir. Her yıl kışın ardından ve
güç toplaması için annesinin Lyme’daki kız kardeşine
(Tranter Teyze) gönderilmektedir. (Olayların büyük
bir bölümü bu kasabada geçmektedir)
Sarah Lyme
Kasabası’nda papazın sayesinde iş bulmuştur. Çok huysuz ve titiz, yanında
çalışanlara eziyet eden Bayan Poltney’in yanına
yerleşir.
Dr. Grogan Sarah’a mutlu bir ailenin yanında, iyi koşullarda
yaşayabileceği bir iş bulur. Ama Sarah bu işi kabul
etmez.
Bayan Poltney Sarah’a bir dizi kısıtlamalar getirir.
Sarah yasak olmasına rağmen
her gün Ware Commons’da
uçurumun kenarındaki çayıra gidip uyumaktadır.
Charles’la yalnız olarak karşılaşmaları da bu
çayırda olmuştur. Sarah Charles’a öyküsünü anlatmış
ve papazın anlattığından farklı olarak teğmenle cinsel birliktelik yaşadığını söylemiştir.
Sarah Lyme’de teğmenin gelmesini
beklememektedir. Çünkü teğmenin dönmeyeceğinden emindir. Daha da önemlisi teğmeni
sevmemektedir.
Charles, Bayan Tranter
aracılığıyla Sarah’a yardım edebileceğini söyler.
Sarah, Bayan Poltney tarafından evden kovulur.
Dr. Grogan Sarah’ı bulmaya çalışır. Çünkü Sarah’ın
melankoli hastalığı sebebiyle tımarhaneye yatması gerektiğini düşünür. Charles
buna engel olur.
Charles Sarah’ı son
bir kez görüp para vermek için çayıra Sarah’ın yanına
gitmiştir. Charles ve Sarah birbirlerine sarıldıkları
sırada onları Charles’in hizmetkârı Sam ve Tranter Teyze’nin yanında çalışan hizmetçi Mary görmüştür.
Charles’ın amcası evlenme kararını açıklar. Bu
karar Charles tarafından şaşkınlıkla, Ernestina
tarafından da öfkeyle karşılanmıştır. Amcasının çocuğu olduğu taktirde amcasının serveti Charles’a kalmayacaktır.
Ernestina’nın servetinin
Charles’ınkinden daha çok olması ve durumu öğrendikten sonra Ernestina’nın tekstilci olan babasının teklifi Charles’ın
hoşuna gitmemektedir. Ernestina’nın babası Charles’a (eğer
isterse) kendisi öldükten sonra işin başına geçmesini önerir.
Charles’ın amcası 60’lı yaşlara kadar
evlenmemiştir. Charles’ın evlenmek üzere olduğu sırada birdenbire evlenme
kararı alır. Bunun hemen ardından da Charles evlenmekten vazgeçer.
Sarah Charles’a kaldığı
yeri bildiren bir not gönderir. Charles oraya gitmemek için direnmesine rağmen Sarah’ın kaldığı hana gider. Sarah’la
cinsel ilişkiye girer ve Sarah’ın teğmenle birlikte
olmadığını anlar. Çünkü Sarah söylediğinin aksine
bakiredir.
Charles bir karar vermek zorunda hisseder. Ya Ernestina ile evlenerek onurunu zedelenmekten kurtaracaktır
ya da Sarah ile evlenecektir.
Charles kararını Sarah’tan
yana verir. Sarah’a Ernestina’dan
ayrılıp kendisiyle evleneceğini bildiren bir mektup yazar. Mektubu Sam’le gönderir. Sam mektubu vermemiştir. Charles Ernestina’dan ayrılıp Sarah’ın
kaldığı hana gider. Handa Sarah’a hiç mektup gelmediğini
ve handan ayrıldığını öğrenir.
Charles dedektifler tutup aylarca Sarah’ı arar. Aylar sonra Sarah’ın
kaldığı yeri bildiren bir not alır.
Sarah ünlü bir ressamın
evinde kalmakta ve model olarak çalışmaktadır. Üzerinde çok güzel bir elbise
vardır. Charles’a kendisiyle evlenmek isteyen bir kişiye verdiği cevap gibi
Charles’la da evlenmek istemediğini söyler.
Yalnızlığa alıştığını ve özgür olmak
istediğini söyler.
Sarah Charles’a bir kız
çocuğu gösterir. Bu çocuk Charles’ın çocuğudur.
Sarah Charles’a evlenmek
istemediğini tekrar söyler. Charles şaşkın, üzgün ve öfkeli bir şekilde oradan
ayrılır.