Hamlet edebiyat yapıtları içinde her zaman ön planda
olmuştur.
Freud dünya edebiyatının üç önemli eserinin babaya karşı
veya baba yerine geçen amcaya karşı öfke ve düşmanlık duyguları ile ilgili
olduğuna dikkat çekmiştir. Bu üç ünlü eser, Karamazof Kardeşler,
Hamlet ve Kral Oedipus
Tragedyası’dır.
Psikanalizin ortaya çıkışında çocuklar ve ebeveynleri
arasında sevgi dolu olduğu kadar gerginlik de içeren ilişkinin içeriği çok önemli
olmuştur.
Hamlet kuşaklar boyunca insanları etkilemeye devam etmiştir.
Dr.İlker Özyıldırım
psikiyatri profesyonellerine, Hamlet’i psikodinamik açıdan değerlendirdiği bir sunum yapmıştır.
Bu sunumun slaytları aşağıdadır.
PSİKODİNAMİK
AÇIDAN HAMLET
DR. İLKER ÖZYILDIRIM
Plan
►PSİKODİNAMİK AÇIDAN HAMLET
►PSİKODİNAMİK AÇIDAN SHAKESPEARE
►PSİKODİNAMİK AÇIDAN YARATICILIK VE
SANAT ESERİ
►PSİKODİNAMİK AÇIDAN ESTETİK HAZ
---Sanat
eserinden alınan haz sosyoekonomik tarihsellik dışında psikolojik olarak da
tarihsel midir?
Hamlet
►Sadece Hamlet üzerine on binlerce
eleştiri yazılmıştır.
“…bir çağ için değil, her zaman için…”
“…sarhoş
bir vahşinin hayal gücünün ürünü…”
Voltaire
“…kişiliği olmayan bir kahraman…”
Tolstoy
Hamlet Kimdi?
►Hamlet şişman mı idi yoksa zayıf mı?
---iradesi zayıf
---eylem gücü yok
►Hamlet aslında erkek kılığına girmiş
bir genç kız mıydı?
---harekete geçememesinin nedeni
---Ophelia’ya karşılık vermemesinin nedeni
Hamlet İle İlgili Sorun
“ Hamlet
ile ilgili sorunları ele alırken Hamlet’in öç alma
görevini bunca zaman ertelemesi başta gelir ve öteki sorunların tümünü
kapsar aslında.”
M.Urgan
►Tarihi öyküde aynı durumda dış
nedenler ertelemede etkinken Hamlet’te bunlar
dışlanır (JM Robertson,1919).
►Çağdaş psikolojik romanın başlangıcı
olarak amcasının sırtına kılıcı saplama fırsatından yararlanmayan Hamlet (WB Yeats).
Hamlet’in Tutukluğunun Kanıtları
►Hamlet’in kendisi ertelemeden dolayı kendini
suçlar;
“tüm bu
rastlantılar nasıl da beni suçluyor,
uyuşan hıncımı nasıl da mahmuzluyor!”
►Amcasına karşı harekete geçmesi
sürekli ertelenir.
►Başta hayalete inanırken zaman
içinde kuşku duymaya başlar.
►Amcasını diz çökmüş gördüğü halde
kılıcını çekip öldürmez.
►Öç alması planlayarak değil
rastlantı ile olur.
►Leartes ve Fortinbras
aynı durumda çok atakken Hamlet tutuktur.
►Başka eylemlerde çok hızlı, etkin ve
ataktır.
Hamlet’in Tutukluğunun Nedenleri
(Ruhsal Olmayan
Nedenler)
►Krallık konumuna saygısı (GR. Elliott,1951)
---Oysa ki Hamlet amcasını gerçek kral saymaz.
►Kişisel hırsı için öldürdüğü gibi
görünmemek kaygısı (A. Nicoll,1927)
►Ahlak kurallarına aykırı davranmamak
düşüncesi (H. Gardner )
---Hamlet babanın öcünü almayı en büyük görev sayar.
---Leartes/Fortinbras aynı durumda
övülür.
►Kendisine dokunulmadığı sürece
önemsememesi (S. Madariaga,1948)
►Hamlet Werther
gibi aşırı duygusal, pasif, erdemli ve ‘kadınsı’ (Goethe)
Öç almak ‘cam
vazo gibi’ olan ruhuna ‘meşe dikmeye’ benzer.
---Hamlet başka konularda acımasız,kararlı,alaycıdır.
Freud ve Shakespeare
►Freud 8 yaşında Shakespeare
okumaya başlar.
►Freud Shakespeare’i
‘en büyük şair’ diye niteler.
►En sevdiği edebiyat eserleri
arasında Hamlet ve Macbeth başta gelir.
►1897’de ilk kez Oidipus
sorunundan bahsederken Hamlet ile uğraştığını da belli eder.
►Freud otoanalizinden
doğan keşiflerini mitler ve sanat eserleri ile örgütler, simgeleşme ve
evrenselleştirme sürecine sokar.
Freud ve Shakespeare
“Kendi içimde
de anneme yönelik aşk, babama yönelik kıskançlık duyguları olduğunu keşfettim;
bütün küçük çocuklarda ortak olduğunu düşündüğüm duygular… Oidipus’un,
babasını öldürüp annesiyle evlenerek yaptığı şey, çocukluk isteklerimizden
birini gerçekleştirmekten ibarettir… ilkel çocukluk
dileğimizi gerçekleştiren kişinin görüntüsü karşısında ürküyoruz ve ürküntümüz,
bu arzulara karşı o zamandan beri uygulanan bastırmanın bütün gücüne sahip… biz de tıpkı Oidipus gibi ahlakı
zedeleyen ve doğanın bizi mecbur ettiği bilinçdışı arzular yaşıyoruz. Bunlar
bize gösterildiğinde de, gözlerimizi çocukluğumuzda ki sahnelerden başka bir
yöne çevirmeyi tercih ediyoruz.”
S.Freud
(1897)
Freud ve Hamlet
“Ahlak bilinci bizi ödlek yapıyor.”
Hamlet
►
“Hamlet trajedisinde iş başında olan bilinçdışı kökleri çoktan
sezmiştir; anneye yönelik ensest arzusu, babanın bir
ikamesine yönelik öldürme arzusu. Ama fark şudur; efsanedeki Oidipus’un kompleksi yoktur (arzularını bir
bakıma doğal ve mahsum bir biçimde gerçekleştirir,
sorunlar ancak sonradan kendini gösterir); oysa Hamlet, bu kompleks
tarafından yoğrulan, söz konusu arzuları yüzünden bilinçdışı bir suçluluk
duygusu taşıyan, bu duygu yüzünden eylemlerinde, duygularında ve yaşamında felç
olan bir insanın örneğidir”
D. Anzieu
Freud ve Hamlet
►Küçük erkek çocuk annesi ile
evlenmek / cinsel ilişki ister.
►Babaya karşı öldürme arzuları /
düşmanlık uyanır.
►Bu istekler bastırılır ama
bilinçdışında varlığını yetişkinde bile sürdürür.
►Hamlet amcasının babasını öldürmesi
ve annesi ile evlenmesi ile geriler.
►Amcasının konumu kendi bilinçdışı
arzuları ile ilişkilenir.
►Amcası Hamlet’in
bilinçdışı arzularının simgesi olmuştur.
Freud ve Hamlet
►Amcasının durumu ile bilinçdışı
arzuları üzerinden özdeşleşmesi hem kendini suçlu hissetmesini hem de onu
cezalandırmasını engeller.
►Ayrıca savunmaların güçlenmesi
nedeniyle amca artık gerçek baba olmasa da üvey baba(amca=baba yarısı) olsa
bile eyleme geçmesi engellenmektedir (E. Jones).
►Eleştirmenler kendi Oidipal Kompleksleri nedeni ile gecikmenin gerçek nedenini
anlamakta zorlanmaktadırlar.
Hamlet
►İstek babadan amcaya / üvey babaya
yönlendirilir.
►İstek babayı öldürmek yerine babanın
öcünü almak şeklinde yasal kılığa bürünür.
►Annesine yönelik arzusunu tersine
çevirir ve sürekli onu ensestle suçlar.
Hamlet ve Claudius
(özdeşim)
►Harekete geçmeyi sürekli erteler.
►Oyunun sonuna kadar Hamlet dışında kimse kardeş katilini bilmez.
---sanki Hamlet herşeyi içinde farkeder.
►Hayalet cinayeti söylemeden Hamlet cinayetten kuşkulanmaktadır.
“Ey benim
gaipten haber alan ruhum! Amcam mı?”
►Krallıkta sahnelenen oyunda yeğen
kralı öldürür (hem de amcası gibi).
Hamlet ve Claudius
►Ancak Hamlet öleceğini öğrenince Cladius’u öldürür.
---Leartes babasını öldürdüğü için Hamlet’i
cezalandırınca öç alabilir.
(E.Lindbaech)
►Kralı öldürmeyi düşünmeye başladığı
andan itibaren Hamlet kendi ölümünden bahsetmeye de
başlar. (T. Reih)
►Oyunu niteleyen imgeleştirme tarzı
hastalık temellidir. (C.Spurgeon)
---otorite
figürlerine karşı öfke ve ardından ortaya çıkan suçluluğun genelleşerek ölüm
düşünceleri ile uğraşıya dönüşümü
Hamlet ve Hayalet
►Hamlet’in gömülü Oidipal
kompleksine karşılık gelmektedir.
---gömülü
olanın gölgesi ortaya çıkmıştır
►Babanın öldürülmesi isteginin gerçekleştiğini gösterir.
►Babanın oğul üzerindeki engelleyici
etkisinin ölümsüzlüğünü temsil eder.
Hamlet ve Horatio
►Hamlet’in Horatio’yu
sevmesinin nedeni dengeli, ‘tutkularının kölesi’ olmamasıdır.
►Horatio sanki babaya yönelik öldürme arzusu
yerine severek yanından geçen Hamlet’tir.
►Oyun sonunda tüm temel kahramanlar
ölürken tek Horatio yaşar.
---bastırma yeniden devrededir.
Hamlet’te Anne / Baba
►Baba imgeleri çok ve bölünmüştür
(Hayalet, Clonius, polonius).
---babaya
yönelik çift-değerlilik (O. Rank)
---babaya
yönelik saldırganlıkta belirginlik (KR. Eissler)
---oyunun
bitişi ‘ilkel babanın kardeşlerce öldürülmesini’ anımsatır.
►Anne imgesi daha bütünseldir.
---anneye
sevgi ve bağlılık (KR. Eissler)
---kadınlar
erkeklere göre belirgin fazlalıkta yüce çizilir (Mc. Curdy)
Freud ile Shakespeare Arasında
►“..dalkavuklarını
ölüme göndermekte hiç tereddüt göstermeyen ve Leartes’i
öldürmek konusunda bir saniye bile bocalamayan (Hamlet)..”
S. Freud, 1897(Fliess’e mektup)
“Hamlet
kılıcının ucunun zehirli olduğunu bilmez, Leartes’i
bunu bilmeden ve istemeyerek öldürür, Freud’un Hamlet’e
bir çeşit kardeş katilliği kastı atfetmesinin nedeni ne olabilir? Ya da burada Leartes’in adı garip bir şürçmeyle
Polonius’un isminin yerine kaymış olabilir mi?”
J.
Storabinski,1967
---kendi kompleksinin yansıması
---kardeşi ile babasının ayrımında güçlük
Freud ile Shakespeare
Arasında
“Freud, Shakespeare’in babasının ölümüyle Hamlet’in
kaleme alınması arasındaki yakın kronolojik bağ konusunda ısrar ederek, bu
durumda şiirsel yapıtın, babasının ölümünü izleyen aylarda gördüğü rüyaların
analizinden doğan Oidipal kuramın keşfiyle aynı
koşullar altında ortaya çıktığını üstü örtülü sözcüklerle bize söylemektedir. Freud
kendi kendisini analiz etmiş Shakespeare’dir.”
J. Starobinski,1967
Freud ile Shakespeare
Arasında
►Freud dehanın “..bütün
diğer çözümler başarısızlığa uğrayıncaya kadar bir açıklama olarak
alınamayacağını..” belirtir.
►M. Besdine
(1968) dehaların anneleri ile ilişkisini değerlendirir;
(Freud, Shakespeare, Dostoyevski, Goethe, Michelangelo,
Heine, Sartre)
--abartılı annelik (İokaste
Kompleksi)
--oğullarına yönlendirilmiş ensest
arzular
--arzuların derin ortakyaşamsal
ilişki içinde gerçekleştirme
Freud ile Shakespeare Arasında
►M. Besdine’e
göre bu erkek çocukların özgün karakteri;
--sevgiden korkma...1)anneye yönelik ensest
arzusu
2)annenin bu arzuya olumlu yanıt ihtimali
--suçluluk duyguları ve cezalandırılma korkularının
belirginliği
(Freud’un
rüyaları ve Brutus rolü;oyunlarda
ensest,şiddet ve ölüm)
--narsisizm
“Annesinin
tartışmasız gözdesi olan biri, o fethetme duygusunu, o başarıdan emin olma
halini bütün ömrü boyunca korur; bu duygunun gerçek hayatta başarıya
götürmediği ise seyrek görülür ve Goethe yaşam öyküsüne epigraf
olarak şu türden bir düşünce koysa haksız olmazdı: Gücümün kaynağı annemle
ilişkimdi.”
S. Freud, 1917
(Goethe’nin Bir Çocukluk Anısı)
Hamlet Hasta Mı?
►A) Yeterli olgunlukta olup / olmama
(optimum annelik / optimum engellenme)
*Polonius’un öldürülmesi
*Arkadaşlarını ölüme yollama
*Leartes
ile hemen düelloya girmesi
*Ofelia ile annesine karşı aşırı alaycı, saldırgan olması…
►B) Nesne ilişkisi kurma kapasitesi
*Horatio gibi kalıcı arkadaşlıklar
*Halk
ve saray halkı tarafından sevilme
*Çocukluk arkadaşlıklarını sürdürme
*Aşk
yaşayabilmesi
Hamlet Hasta Mı?
►C) Dürtünün sabitlik ilkesi uyarınca
belli seviyede tutulma kapasitesi
*sürekli huzursuz, gergin, kaygılı hal
►D) Farklı evrelerdeki dürtüsel
yaşantıların yetişkin seks hayatının hizmetine girmesi
*kısmı dürtüler yetişkin cinsel yaşamın hizmetinde görünmektedir.
Hamlet Hasta Mı?
►E) Bütünlük (entegrasyon)
sağlanmış olması
(Regresyona
kendini bırakabilme ve gerekli durumda yeterli ego gücü ile dezentegre
olmadan derlenme)
*konuşurken önceki evrelere gerilemekte fakat bunları dezentegre olmadan toparlama(merakla
bakınma,gevezelik,besin ve ‘pislik’ ile yoğun uğraşı….EF.
SHARPE)
*hayal gücüne kendini bırakabilme ve yaratıcı süreçleri devreye sokarak
bunları yetkin sözlere, şiirlere,oyunlara çevirme
“…bundan sonrası sessizlik…”
TEŞEKKÜRLER….
Dr.İlker Özyıldırım