|
Kubilay Boğoçlu İletişim için: 212.241.70.71
nolu telefona sesli mesaj bırakabilirsiniz veya
bogoclu2000@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz. Yer: Harbiye / Taksim /İstanbul.
Adresi öğrenmek için lütfen iletişime geçin. Tıp Doktoru. Psikiyatri Uzmanı. Fakülteyi, İstanbul Üniversitesi
İstanbul Tıp Fakültesi’nde okudum. 2003’de İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp
Fakültesi’nden psikiyatri uzmanlığımı aldım. Bu tarihten beri, Yıldız Teknik
Üniversitesi’nde psikiyatri uzmanı olarak çalışmaktayım. Temel olarak iki ekolden
yararlanıyorum. Birincisi klasik
tıp eğitimi ve klasik psikiyatri. İkincisi ise Frued’yen
temele dayanan psikanaliz akımları. Uygulama alanları: Kısa süreli klinik görüşme ve ilaç
tedavisi Kısa süreli bireysel terapiler Eş terapisi Uzun süreli bireysel psikanalitik oryantasyonlu
terapiler İstanbul / 2011 Özlem Boğoçlu
İletişim için: ozlem.alper1@mynet.com Sosyal Hizmet
Uzmanı. Hacettepe
Üniversitesi,Sosyal Hizmetler Bölümü’nden
mezun. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde terapist olarak çalışıyor. İstanbul / 2011 |
Terapi Uygulamaları Hakkında Kısa Bilgiler Bizim uygulamamızda bir terapi seansı 50 dakikadır. 45 dakika seans yapan
arkadaşlarımız da vardır. İlk görüşmeler haricinde aynı gün için randevu
vermek istemeyiz. Özel durumlarda aynı gün içinde randevu verilebilir. Ama bu
durumun gerçekten özel olduğuna iki tarafın da ikna olması gerekir. İki kişi arasında kurulan terapi ilişkisi iki
ayı doldurduğunda bağlanmanın
başlangıcı tamamlanır. İlk iki aydaki gevşek bağlanma pozisyonundan, ikinci
ayın sonundaki sıkı bağlanma pozisyonuna geçiş beraberinde yeni ihtiyaçlar
getirir. Seansa zamanında başlamak ve
zamanında bitirmek terapist tarafından önemsenir. Terapinin esprisi iki taraf
arasında yapılmış bir kontrat (anlaşma) olmasıdır. Terapist ve terapi alan kişi birbirlerinin yararına bir ilişki oluşturmaya
çalışır. Terapi ilişkisi terapi odasındaki iki kişi
arasında potansiyel bir çatışma riski barındırdığı için bir “hakeme” ihtiyaç
duyulur. Bu hakem en temelde baba veya cinsiyetsiz ideal ebeveyn imajıdır. Bu
sanal hakemin terapi odasındaki somut tezahürü ise
iki taraf arasında yapılmış kontrattır (anlaşmadır). Kurallar kişiden kişiye,
ekolden ekole değişebilir. Önemli olan iki tarafın da bu kuralların yararına
inanmasıdır. Terapistin kurallar konusunda
standart (katı) bir tutumunun olması, terapinin geniş spektrumlu bir pratik olmasının önünde
engeldir. Katı terapist değişik durumlar karşısında
aynı tavrı sergileyerek terapiye gelmek isteyen bazı insanlara ulaşma
konusunda yetersiz kalacaktır. Terapistin kural koymaması
(kuralsız olması), seansları o anda oluşan ruhsal havaya göre uzatıp
kısaltması, seans sırasında bir şeyler yiyip içmesi telefonlarına cevap
vermesi vs. ise terapinin omurgasız olmasına,
stratejik olarak zayıflamasına neden olur. Bu şekildeki bir terapi deneyimi kadük olmaya mahkumdur. Terapide iki temel hedef vardır. 1.Hedef: Semptomların
geriletilmesidir. Örneğin kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve fenalık basması
ile gelen bir kişinin bu belirtilerinin ortadan kaldırılması terapinin birinci hedefidir. Bu hedef için ilaç kullanımı
da sıklıkla gündeme gelir. Terapinin birinci aşamasında belirtilerin (semptomların) kontrol altına alınabilmesi için bir
psikiyatri uzmanı ile birlikte çalışmak önemlidir. Birinci hedefe ulaşmak
genellikle ilk iki ay içinde
gerçekleşir. Nadiren birinci hedefe ulaşmak beş ila altı ayı alabilir. 2.Hedef: Problemin kaynağına
ulaşıp, problemi tamamen ortadan kaldırmaktır. Belirtiler (semptomlar)
geriledikten sonra terapiye gelen kişide nispeten rahat bir durum oluşur. Bu
durumda terapi yapan bir psikolog veya psikiyatri uzmanı uzun süreli,
stratejik bir terapi süreci başlatır. Terapist bu belirtileri ortaya çıkaran
bilinçdışı süreçleri, terapi alan kişi ile birlikte
anlamaya çalışır. Bu sadece teorik (farazi) bir çaba değildir. Terapi temelde
bilimsel bir uğraşıdır. Bütün bilimlerde olduğu gibi somut bir uygulama
alanına ihtiyaç duyar. Terapinin 1. uygulama alanı iki kişi arasındaki terapi ilişkisidir. Bu ilişki bilinçdışı aktarım ve karşı
aktarımdan oluşur. 2. uygulama alanı ise “dış-dünyada” elde edilen problem
çözümleridir. Problemin kaynağına ulaşma ve sorunları geri dönüşsüz olarak ortadan
kaldırma amacı iki ila yedi yıllık bir zaman diliminde gerçekleşir SONUÇ Altı ay veya bir yıl terapiye gitmek terapiyi değersizleştirmez. İki ay ve iki
yıl arası bir sürede de terapi bırakılabilir. Terapi odasında geçirilen her
seans temel hedefe kişiyi biraz daha yaklaştırır. Temel hedef problemin
tanımlanması ve çözülmesidir. Problemin nihai çözümü ise bilinçdışı çatışmaları
kişinin yaşam enerjisini ve verimliliğini arttıracak şekilde kişinin yeniden
düzenlemesidir. Burada yanlış anlaşılan bir nokta ise terapideki
bilinçli çabanın bir mühendislik pratiği gibi algılanmasıdır. Hâlbuki terapideki sağaltım çabasının yine de büyük bir kısmı
bilinçdışından gerçekleşir. Bilinç hiçbir zaman aşkın olamaz. İçkin
olacaktır. Bunu kabul etmemiz bize insan olmanın mütevazi
bir var oluş olduğunu da bir kere daha hatırlatır. |