Yüzümde uyuşma,halsizlik
mide ağrılarım var.
Bedensel
şikayetle gelen hastalarımız genellikle dahiliye, cilt hastalıkları gibi bir bölümden,
bir doktor tarafından bize yönlendirilirler.
Bu
hastalar kendilerinin sorunun temel olarak psikiyatrik bir sorun olduğunun
farkına varmamaktadırlar. Yaşadıkları huzursuzluk, gerginlik ve sinirli olma
durumlarına çeşitli nedenlerden dolayı “dayanmakta”
“içlerine
atmakta” ve bunun sonucunda bu ruhsal enerji ağrı uyuşma yanma gibi
belirtilerle ortaya çıkmaktadır.
Ör:
Eşinizin çok sevdiği annesine karşı olan kızgınlığınızı ifade etmede bir
güçlüğünüz olabilir. Size kaba davranan patronunuza veya amirinize tepkinizi
yansıtamayabilirsiniz.
Bu
hastaların yakınları ve bazen doktorlar, ortada “gerçek” bir hastalık olmadığı
için bu hastalara karşı tepkisel davranmaktadırlar.
Bu
davranışın temelinde birbirimizden beklediğimiz yazılı olmayan ama herkesin kabul
ettiği varsayılan beklentilerimiz vardır.
Ama
bu hastalara kötü davranmak, onları sahtekar gibi görmek aslında çözümün daha
zor hatta bazen imkansız hale gelmesine neden olmaktadır.
Bedensel
hastalık şeklinde ortaya çıkan psikiyatrik rahatsızlıklar genellikle kadınlarda
daha fazla görülür, ağrılar, bayılmalar,uyuşmalar, vs. Ama bunun bir istisnası
“hastalık hastalığıdır”(hypochondriasis). Bu durumda
iki cinsiyet arasında belirgin bir fark bulunmamıştır.
Toplumda
görülme sıklığı oldukça fazla olabilir. Teorik olarak her insanın bir dayanma noktası olduğunu ve yoğun stres
altında bir noktadan sonra bedensel şikayetleri olmaya başlayacağını
varsayabiliriz sanırım.
Aslında
hepimiz seçilmiş organizmalarız. Hayatta olmamız bir mucize.
Dolayısıyla
hepimizin çok güçlü savunma mekanizmaları var. Buradaki ana sorun bize
dışarıdan böyle gerginlik yaratan bir etki geldiğinde onunla basit şekilde başa
çıkamamak değil. Problemi yaratan klasik savunma mekanizmalarımızın işe
yaramadığı ve yeni savunma pozisyonları bulamadığımız noktalarda ortaya
çıkıyor.
Kekemelik
Kekeme olan kişilerin şarkı
söylerken bir problem yaşamadıklarına şahit
olmuşsunuzdur. Bundan dolayı
kekemelikte ritim duygusunun önemli
olduğu düşünülmektedir.
Tedavisinde nefes
egzersizleri, gevşeme teknikleri kullanılır.
Konuşma terapisi etkili
olmaktadır.
Analitik psikoterapi de daha
uzun sürmekle birlikte bir seçenek olarak
düşünülebilir.
İlaç tedavisi de
düşünülebilir ama etkinliği tartışmalı …
(Y.Doç.Dr. Fatih Ünal,
Psikiyatri Temel Kitabı)
“Üç tür kekemelik var
1 Klonik
kekemelik,
spazmodik (kasılma) şeklinde harf ya da kelime hece yinelenir ..
2 Tonik kekemelik
sesin kesilmesidir
3 Diğer
palialik (söylenecek kelime ile ilişkisi olmayan harf tekrarı)
atonik (ses çıkarmanın aniden kesilmesi)
Kekelemeye .. göz kırpma,
tikler, dudak ve yüz hareketleri vs eşlik edebilir.
..ÜÇ YAŞ CİVARINDA BAŞLAYAN
KEKEMELİK GENELLİKLE
GEÇİCİDİR …
Olguların %98 inde 10
yaşından önce başlar.
Çocuklarda %1 ergenlikte %0.8
Erkeklerde daha çok 3/1 ile
5/1 gibi ..
Kekemelik için belirli bir
biyolojik ve nörolojik etiyoloji saptanmamıştır …
Akrabalar arasında oran
%12-16 gibi yüksek … kalıtım ın etkisi olabilir …”
Kızlık zarı
Birçok hastamız kızlık
zarının zarar görüp görmediğini önemsemektedir.
Kendilerine bakış açılarında
(kendilik algıları, imajları) değişiklik
olmakta, ağlama, sinirlenme
vs gibi pek çok sıkıntılı yaşantı oluşmaktadır.
Karşılarına çıkacak
sevdikleri erkeğin kendilerini böyle kabul etmeye
ceklerini düşünmektedirler.
Bu bir dereceye kadar doğru
olmakla birlikte, kişinin kendini algılayışı
yine de bana bu sorunun en
önemli yanı olarak gözükmektedir.
Ruhumuzda sürekli bir çatışma
ve kaos ortamı vardır. Ama biz savunma
mekanizmalarımızla çoğu zaman
ortalığı süt liman şeklinde algılarız.
Savunma mekanizmalarımız bizi
her şey yolunda şeklinde bir istikrar
ortamı içinde tutar …
Ama aynı zamanda ruhumuz çok
yönlü bir gerilim altındadır.
Kız olmak ve kadın olmak
arasındaki gerilimi azaltan “bayan”
kavramı özellikle son yirmi
yıl içinde kültürümüze daha yaygın
olarak girdi.
“Aşkı ve yoğun sevgiyi” bir kendilik ifadesi, dolayısıyla da
narsistik
bir deşarj olarak da
düşünebiliriz. Burada narsistik deşarjı olumlu
anlamda kullanıyorum …
Kızlık zarının zedelenmiş olması bu narsistik
deşarjında zedelenmiş
olarak algılanmasına sebep
olmaktadır.
Kimlik karmaşası, anksiyeteye tolerans vs de önemli.
Asabi ve
takıntıları olan bir hastamız var
Takıntılı durumları kabaca
hepimiz biliriz.
En sık rastladığımız
takıntılı durumlar, temizlikle ilgili olanlardır.
Emin olamamak şeklindeki
takıntılar da sıktır.
Kirlenme düşünceleri , sık sık yıkanma veya el yıkama vs.. gibi.
Bazen takıntılar bir kaybolup
bir yeniden ortaya çıkar.
Bazen de kesintisiz devam
eder.
Kişiye mantıksız geldiği
halde engelleyemedi bir şekilde bu
düşünce ve davranışlar
olmaktadır.
Tedavisinde
İlaç tedavisi
Davranışçı terapi
Analitik terapi düşünülebilir
…
Dr.Kubilay Boğoçlu
Psikiyatri Uzmanı