Psikiyatri ve Hayat- ANASAYFA

 

 

Kubilay Bey merhaba,

Bir süre önce yakın bir arkadaşımın manik-depresif olduğunu öğrendim.

Hastalık ilk günkü şiddeti ile devam ediyor.

Bizler O'na nasıl davranmamız gerektiği konusunda hiçbir bilgiye sahip değiliz.

Bu hastalığın görüldüğü kişilere nasıl davranmamız gerektiği konusunda yazılarınıza rastlayamadım. Bu konuyu dikkate almanızı ümit ediyorum.

Bilinçli davranabilmemiz adına yardımlarınızı rica ederim.

Teşekkür ediyorum.

Başarılar..

 

N. Hanım,

Manik bir hasta, dürtülerini kontrol edemeyen biridir.

Belki bizim bildiğimiz durumlardan alkollü olmaya benzetilebilir.

Veya ağır bir psikolojik bunalım yaşamaya.

Kişi bir yandan saçmalar ama daha sonra bu saçmalıkları tam anlamıyla unutmayacaktır. Veya bir başka şekilde söylersem hatırlayabilecektir.

Karşısındaki insanın şefkat, saldırganlık, anlayışlılık gibi duygularını anlar, ama bu duygulara alışıldık kodlar üzerinden yanıtlar vermeyebilir.

Sevdiğimiz bir insan manik bir döneme girmişse işimiz zor demektir.

Onu aşağılayacak bir şey yapmak istemeyiz.

Kendisine ve çevresine zarar verecek bir şey yapmasını istemeyiz.

Bu iki durum arasında bir gerilim oluşur.

Benim önerim tatlı sert bir tutum takınmaktır.

Onu bir insan olarak "her şeye rağmen" saygın bulduğumuzu ona hissettirmek.

Ama her istediğini yapamayacağımız konusunda da bir kararlılık göstermek.

Son yazdıklarımı okurken aklınızdan "bir çocuğa " davranır gibi diye geçirdiğinizi düşünüyorum.

Evet, bir çocuğa davranır gibi.

Bu "kıvamı " yakalamak zor olabilir. Bazen aşırı taviz kar olunabiliyor. Bazen de aşırı sert.

Umarım arkadaşınız en kısa zamanda iyileşir.

Sevgiler, saygılar

Dr.Kubilay Boğoçlu

 

*  *  *

 

Kubilay Bey, bir erkekle aramızda ciddi bir ilişki başladıktan sonra bende rahatsızlık duygusu oluşuyor.

İlişkinin sorumluluğunu taşıyamayacakmışım gibi geliyor. Bir süre sonra ilişki iyi bile gitse ilişkiyi bitiriyorum ve rahatlıyorum. Bu durum bir hastalık mıdır?

 

Sayın Z.

Anlattığınız yaşantıların psikiyatride bir adı yok .. Yani bir hastalık değil.

Ama anlattığınız durum psikolojik bir sorun olarak ele alınabilir.

İlişkiyi bitirmeyi bir öfke (agresyon) ifadesi olarak ele almak belki bize bir ipucu sağlar.

Bitirdikten sonra rahatlama da bir öfke doyumu olabilir.

Ama bize esas doyum veren şey öfke değildir.

Bu sürecin diğer doyum kaynakları ile (çocukluk cinselliği ve ergenlik) ilgili bir karmaşası olduğunu varsayabiliriz.

Geleceğe ilişkin karar vermek isteme ama verememe, bilinçdışındaki imajlarınızla ilgili düşünmemiz gerektiğini işaret ediyor.

Bu imajlar dan da anne olma, eş olma, vs gibi fantezileri kastediyorum.

Bu yazdığım farazi düşünceler ancak terapi süreci içinde doğrulanabilir veya yanlışlanabilir.

Saygılar

Dr.Kubilay Boğoçlu

 

*  *  *

 

Ben altı yıl önce a.. b.. c… gibi çeşitli teşhislerle çeşitli doktorlara gittim. ilaç kullandım. Çeşitli intihar girişimlerim var. Ölüm düşüncesi asla aklımdan çıkmıyor. En güzel anımda bile ölmek benim tek isteğim. İlk intihar girişimim küçükken oldu. Evimi seviyorum. Evin dışında yaşamak zor geliyor.

 

L. Hanım,

Küçük yaşta bir çocuğun intihar girişiminde bulunması bana çok dramatik geliyor.

Ama her şeye rağmen hayata devam etmişsiniz,

Belki hayat kimse için tozpembe değil, ama siz acıyla biraz erken tanışmışsınız.

Bu yazdığınız teşhislerin bir yere kadar anlamı var.

Belki sizi mutsuz yapacak kaotik dış dünya yerine

belli bir düzenin olduğu evinizi daha çok yeğliyorsunuz?

Aslında uzun süreli bir terapi alırsanız size ciddi bir yararı olur diye düşünüyorum.

Saygılar

Dr.Kubilay Boğoçlu

 

*  *  *

 

Hocam,

Eşimle sürekli tartışıyoruz. Bazen bütün sorunların benden kaynaklandığını düşünüyorum. Ama bunu bile ona anlatamıyorum. Çünkü beni anlayacak ortamları oluşturmuyor. Ben eve gelince o uzun süre sessiz kendi başına bir şeyler yapıyor. Bazen de olmayacak şeylerden kavga çıkarıyor. İki yıllık evliyiz çocuğumuz yok. Ayrılsam mı?

 

T. Bey,

Size iki yol önerebilirim.

Ya kişisel bir yeniden gözden geçirme, sorunların üzerine gitme ve güçlenme dönemi oluşturulabilir.

Bu dediğim bireysel terapi ile yapılabilir

Veya eş terapisi alabilirsiniz. Çünkü bireysel terapi için 2-3 yıl gibi bir zamana ihtiyaç oluyor.

eş terapisi ise bireysel terapi kadar radikal değil ama en azından mevcut gerilimleri minimuma indirebilir. Daha hızlı sonlanır.

Bu ikisini de yapamıyorsanız kendine karşı bir "terapist" gibi davranan bir ego bölümü oluşturmanızı tavsiye ederim. Kendini yargılamayan ama gözleyen, yaptığı hataları veya güzellikleri tarafsız bir şekilde ele alan bir ego bölümü. Benliğinin (ego) nun diğer yanları yine eskisi gibi çalışsın, ama bir yönünü de bu amaç için kullanabilirsin.

Umutlu olmak için çok nedenimiz var.

Bunlar aşılmayacak sorunlar değil.

Saygılar

Dr. Kubilay Boğoçlu

 

*  *  *

 

Doktor Bey, uykumda sürekli dişlerimi gıcırdatıyorum. Bu neden olur? Bu durum önlenebilir mi?

 

Sevgili M,

Diş gıcırdatması, ortada başka hiçbir belirti yoksa anlaşılamayan bir huzursuzluğun ifadesidir.

Anlaşılamayan derken bilinçli olarak anlaşılamayan demek istiyorum.

Yani kalbin çarpsa, terlemen olsa vs bir şeyim var diye doktora gidersin.Bu anlaşılabilir bir durumdur.

Ama böyle diş gıcırdatma gibi bir durumda, sen sıkıntılarla başa çıkıyorsun, onları bir yere hapsediyorsun ama tamamen ortadan kaldıramıyorsun gibi bir anlama gelir.

Yani huzursuzluğu tamponlaman güzel ama yeterli değil.

Ne yapılabilir.

Diş hekimi ile konuşup, dişlerinin durumuna baktırabilirsin.

Psikiyatrik bir görüşme yapılıp anksiyete (huzursuzluk) durumun değerlendirilebilir.

Saygılar

Dr. Kubilay Boğoçlu

 

*  *  *

 

Eşimi seviyorum. Onun rahat etmesi için pek çok fedakârlıkta bulundum. Ama artık olaylarla başa çıkamıyorum. Kayınvalidem ilişkimizdeki olumsuzluklardan dolayı beni sorumlu tutuyor. Ama bunu açıkça bana söylemiyor.

 

Durumu şöyle soyutlasak doğru olur mu acaba?

Sen eşini seviyorsun ve ailenin mutluluğu için fedakârlıkta bulunuyorsun.

Fedakârlıkta bulunduğumuz zaman çocuğumuzun, eşimizin, annemizin vs daha iyi, daha mutlu olmasını bekleriz değil mi? Eğer emek harcayıp sıkıntıya girip sonucunda sevdiğimiz insana bir katkıda bulunamadığımızı görürsek üzülürüz.

Eşinizin ve kayınvalidenizin belki bu gayretleriniz sonucunda kendilerini daha iyi hissedip seninle daha iyi bir ilişki kuracağını düşünüyorsun.

Ama istediğin sonucu alamıyorsun ..

Enerjin var. Gayretin var. Girişim gücün çok iyi. Ama sonuç iyi değil.

Bu noktada tabii eşinin durumunu da gözden geçirmek lazım.

Bütün bunları o nasıl algılıyor.

Senin gayretlerini olağan bir davranış gibi mi algılıyor.

Veya yaptıklarını fark ediyor ama belki o da ne yapacağını mı bilmiyor? vb

Mümkünse bir eş terapisi, değilse belki bireysel terapi alsanız yararlanabileceğinizi düşünüyorum.

Eğer terapi alamazsanız da bol bol okuyup gözlem gücünüzü arttırmanızı öneririm.

Sevgiler saygılar

Dr. Kubilay Boğoçlu

*   *   *

Not: Yukarıdaki sorular kurgulanarak veya değiştirilerek yazılmıştır. Gerçek kişi ifadeleri değildir.

 

Psikiyatri ve Hayat- ANASAYFA