Psikiyatri ve Hayat- ANASAYFA

 

Süper çocuk (1)

 

2009 senesinin Eylül ayında 14 yaşında bir kız çocuğu büyük bir proje ile kamuoyunun gündemine geldi. Laura Dekker adındaki bu kız çocuğu tek başına, yelkenli bir tekne ile dünya turuna çıkmak istiyordu. İki yıl sürecek olan bu yolcululuğun sonucunda başladığı noktaya geri dönecekti.

 

Tek başına (solo) dünya turunu tamamlayan en genç insan, 17 yaşındaki genç erkek Michael Perham’dı.

 

Laura’nın babası Hollandalı, annesi ise Almandı.

Laura’nın anne ve babası tekne ile dünyayı dolaşmaya karar vermişti. Yedi yılda dünya turunu tamamladılar. Üçüncü yılda Yeni Zellanda’ya geldiklerinde Laura dünyaya geldi. Böylece Laura yaşamının ilk dört yılını denizde geçirmiş oldu.

 

Laura Yeni Zelanda’da doğdu için Yeni Zelanda vatandaşı oldu. Aynı zamanda Hollanda ve Alman vatandaşıydı.

 

Laura altı yaşında iken tek başına bir tekneyi kullanmayı öğrendi.

On yaşında Laura’ya bir Hurley 700 alındı.

 

Laura tek başına uzak mesafelere gitmeye başladı. İngiltere’ye gittiği bir solo yolculuğunda, yerel otoriteler Laura nın babasını çağırdılar. Laura’ya dönüş yolunda eşlik etmesini istediler.

 

Laura’nın anne ve babası ayrı yaşamaya başlamıştı. Laura babası ile Hollanda’da kalıyordu.

 

Dünyayı dolaşması için düşünülen tekne Hurley 800’dü. Laura’ya profesyonel bir ekip destek olacaktı. Denizde olduğu zaman, uzaktan eğitim programı ile (dizüstü bilgisayar) eğitimini sürdürecekti. Fırtına mevsiminde evine geri dönecek. Fırtına mevsimi bittiğinde yolculuğuna devam edecekti.

 

Hollanda’daki yetkililer Laura 14 yaşında olduğu için böyle bir yolculuk yapmasına karşı çıktılar. Temmuz 2010 yılına kadar Laura için “gözetim” kararı alındı.

 

Babası rıza göstermesine rağmen Laura böyle bir yolculuğa çıkamayacaktı.

 

19 Kasım 2009 günü Laura’nın bir yakını polis yetkililerine başvurdu. Laura kaçmıştı.

 

 

Laura Dekker Babasıyla Yaşayabilecek (2)

 

25.12.2009

 

Yelkeniyle tek başına dünya turu yapmasına, mahkeme tarafından izin verilmediği için geçen hafta evinden kaçan ve Karayipler'de yakalanıp geri getirilen 14 yaşındaki Hollandalı Laura Dekker, babasıyla birlikte kalabilecek. Hollanda'ya getirilir getirilmez Gençlik Koruma Bürosu'nun 'ailesi dışında başka bir yerde kalmalı' yönündeki şikâyeti üzerine iki gün boyunca hâkim karşısına çıkan Dekker'ın önceki gün sonuçlanan mahkemesinde, ailesiyle kalabileceği yönünde karar alındı. Dekker, babasının yanında kalırken aynı zamanda üç ay boyunca Gençlik Koruma Bürosu'nun da gözetiminde olacak.

 

Genç kız, geçen hafta perşembe günü aniden ortadan kaybolmuştu. Ailesinin şikâyeti üzerine harekete geçen polis, 14 yaşındaki Dekker'ın çektiği 3 bin 500 Euro'yla Karayipler'de Hollanda'ya ait Sint Maarten adasına gittiğini tespit etmişti. Dekker, kısa süre sonra Hollanda'ya geri getirilmişti.

 

Bu arada Laura Dekker'ın kaçış serüveni de netlik kazandı. Dekker'ın, Hollanda vatandaşlığının yanı sıra sahip olduğu Yeni Zelanda pasaportuyla Paris'ten uçtuğu tespit edildi. Fransa'nın, tek başına yolculuk yapamayacak kadar yaşı küçük olan birine nasıl izin verdiği sorusu cevap beklerken, Dekker'ın Sint Maarten'de bir tekne almayı planladığı ileri sürüldü. Avukatı, genç kızın orada bir tekne alıp dünya turuna çıkmayı planladığını kaydetti. (CİHAN) 

 

Laura gazetecilere ne dedi? (3)

 

Laura gazetecilere şunları söyledi: “Benim annem ve babam dünyayı tekne ile dolaştı. Onlar bu yolculuğun nasıl olduğunu çok iyi biliyorlar. Evet, bu yolculuğun her anı eğlenceli olmayacak biliyorum. Ama yolculuğa çıkmak istiyorum, annem ve babam beni destekliyor.”

 

Laura’nın arzusu, çocukların ölümsüz arzusudur

 

Çocuğun ölümsüz arzusu, anne ve baba ile mutlu olduğu eski günleri yeniden yaşamaktır. O eski günleri, o anne ve baba ile içinde sonsuz mutluluk hissettiği yaşantıları, kendi ruh dünyasına göre yeniden hatırlamak ister. Ama hatırlamanın da ötesinde bir şey. Geçmiş yaşantıları “kafasına göre” yeniden kurmak ister.

 

Hepimiz kendimize bir hayat kurarken, kılavuzumuz bu geçmiş yaşantılardır. Bütün kardeşler aynı öyküyü (anne ve babalarının mutluluk öyküsünü) kendilerine kılavuz olarak alır. Ama buna rağmen her kişinin mutluluk öyküsü farklıdır. Çünkü:

 

Çocuk canını sıkan bir karakteri kendi öyküsü içinden çıkarıp atar. Çok sevdiği bir karakteri vurgulayarak yaşamak ister.

 

Canını sıkan kız veya erkek kardeşi ise, kendi kurduğu yeni öyküde bu kardeşe rol vermez veya küçük bir rol verir.

Canını sıkan bir nesne olabilir. Bu nesneye de kendi kurduğu öykü içinde küçük bir rol verir.

 

Örneğin çok sevdiği babasına benzeyen karakterlere aşırı bir ilgi gösterebilir. Babasının sosyal statüsüne uygun, babası ile benzer kişisel özellikler gösteren erkeklere kendini yakın hisseder. Babayı sembolize eden köpekleri sevebilir.

 

Diyelim annesi ile problemli bir ilişkisi vardır. Kızlara karşı güvensizlik hissedebilir. Anneyi ve kadını sembolize edebilecek kedilerden uzak durmak isteyebilir.

 

Sembolik baba ve baba arasında çatışma

 

Bu öyküde sembolik baba devlettir. Laura’nın kendi babası sembolik baba ile (devlet ile) çatışma içine girmiştir. Küçük kızın güçlü olma arzusu vardır. Bu babaya verilecek bir hediye olabilir. Bu kadar küçük yaşta bir çocuk, bu güce ulaşabilmek için aşırı risk almak zorundadır. Bu anlamda devlet (sembolik baba) kızın yolculuğunu yasaklamıştır.

Küçük kızın güçlü olup “babayı kurtarma fantezisi veya babayı üzmeme fantezisi ” olabilir.

 

Dr.Kubilay Boğoçlu

Psikiyatri Uzmanı

 

(1) en.wikipedia.org

(2)25 Kasım Tarihli sondakika.com internet sitesinin haberi:

(3) news.bbc.co.uk

  

 

Psikiyatri ve Hayat- ANASAYFA